12 Nisan 2018 Perşembe

Gala çiçeği, Calla Lily

Gala çiçeği, Calla Lily

Gala çiçeğini yetiştirmek kolaydır. Bu bitkiler genellikle çok fazla dikkat gerektirmez. Uygun yer seçimi ve sıcaklık gala çiçeğini yetiştirirken dikkate alınması gereken  önemli konulardır. Gala çiçekleri gevşek, iyi drene edilmiş toprağa ekilmelidir.. Sıcak iklimlerde tam güneş veya kısmi gölgede olmalıdırlar. Gala çiçekleri tipik olarak ilkbaharda ekilir. Ancak, don tehlikesi geçene kadar beklenmeli ve toprak gala çiçeklerini dikmeden önce yeterince ısınmalı. Gala çiçekleri daha iyi sonuç elde etmek  için oldukça derin, yaklaşık 10 cm derine ekilmelidir. dikilmeli ve yaklaşık bir ayağı aralıklı yerleştirilmelidir. Bir kez dikilmiş, bölge iyi sulanmalıdır. Gala çiçeği ekildikten sonra toprağı sürekli nemli tutulmalı ve en azından aylık belirli dozlarda gübrelenmelidirler.

Bitki Profili
Gala çiçeğinin diğer isimleri: Arum, Calla, Zantedeschia
Menşei: Güney Afrika'daki kuru bataklıklar
Yükseklik: 80 cm'ye kadar
Renkler: beyaz, sarı, leylak, pembe, bordo-siyah veya turuncu
Çiçeklenme ; Mayıs ve Ağustos arasındaki çiçeklenir.Her çiçek sapında tek çiçek açar.
Zehirlidir bu yüzden ekilirken bu konuya dikkat edilmelidir.
Soğuklara ve donlara oldukça dayanıksızdır. Bu nedenle saksıda yetştirilmesi gerekebilir.

Gala çiçeği sonbahar ve kış aylarında dışarıda olmamalı, ancak aşırı sıcak olmayan bir odada, pencere kenarında oldukça güzel yetiştirilir. Bitki maalesef çok zehirlidir ve dikkatle kullanılmalıdır.

Gala çiçeği kış bakımı

Çiçeklenme sona erdiğinde , gala çiçeği dinlenmeye ihtiyaç duyar. Bitkinin uykuya geçmesi için yaprak kısımlarının ölmesi gereklidir. Çiçeklenmeden sonra sulamayı mutlaka kesin ve bitkiyi güneş almayacağı karanlık bir alana taşıyın.Gala çiçeğinin dinlenme dönemi toplanda 2-3 ay sürer.

 Her ne kadar gala çiçeği sıcak iklimlerde yeraltında kalabilirlerse de, serin alanlara kaldırılmalı ve saklanmalıdır. Sonbaharda, genellikle ilk dondan sonra rizomları toplayın ve rizomları kışa saklamak için birkaç gün boyunca kurumasına izin verin. Gala rizomları turba yosununda veya talaşda saklanmalı ve donlar geçip bahar gelinceye kadar kadar serin ve kuru bir alanda, tercihen karanlıkta tutulmalıdır.Bu dönemde gala rizomları çoğalabilir, baharda donlar geçtikten sonra ayrılarak tekrar ekilebilir.gala çiçeği 16 derecenin altındaki sıcaklıklara genelde pek dayanamaz.Bahçede yetiştirecekseniz uygun iklimde topraktan çıkarmayabilirsiniz.Bitki gelişim gösterecek ve yeni rizomlar oluşturacaktır.

Dikim zamanı

Gala çiçeği için en ideal zaman ; Mart ayından Mayıs ayına kadar olan dönemdir. Yaz mevsiminde bitki dışarıda tutulabilir.Gala çiçeği 16 derecenin altındaki sıcaklıklara genelde pek dayanamaz.Gelişimini gösterdiği en iyi sıcaklıklar 24-27 santigrat derecedir.Gala çiçeği bu sıcaklarda çiçeklenmeye başlar.

Toprak ve saksı seçimi

Gala çiçeği balçık gibi toprağı çok sevmez. Su akıp gitmeli ve toprakta biraz nem tutabilmelidir.Saksıyı mutlaka drenaj delikli seçmeli ve saksı tabanına iyi drenajı sağlamak için pomza taşı koymalısınız.

Humuslu toprağa biraz kum karıştırabilir yada torf ,perlit ve kum karışımı tercih edebilirsiniz.Toprak değişimini her sene yapmalısınız.Saksı değişimlerinde, yaprak temizliklerinde, kısacası btikiye dokunduğunuz her durumda eldivem mutlaka giymelisiniz. Bitkinin çıkardığı sıvılar zehirlidir.Bebek ve hayvanlardan özellikle sakınmanızı tavsiye ederim.

Sulama

Gala çiçeğinin  toprağı her zaman nemli olmalıdır, çünkü  genellikle kurak bölgelerde yetişen, ancak neme ihtiyacı olan bir bataklık bitkisidir. Çok uzun süren kuraklığa, bitki genelde dayanamaz. Bu nedenle bu zarif bitki düzenli olarak sulanmalı, ama aşırı değil. Toprağın yüzeyi hafifçe kuruduğunda, sulama için hazırdır. 

Gübreleme

İlkbahar ve yaz aylarında, zambak çiçeği döllemek için, çiçeklenme süresini düzenli olarak sıvı gübre kullanabilirsiniz. Her iki haftada bir düzenli olarak suya eklenmelidir. Sonbahar ve kış aylarında gübre kullanılmaz.

 Gala çiçeğinde , çiçekler neden yeşil olur?

Gala çiçeklerinin bazı türlerinde özellikle beyaz olanlarda tomurcuklar başlangıçta yeşildir ve oldukça normaldir.Bu tomurcuklar olgunlaştıkça , çiçeklerin açmaya başlası ile kendi rengine döner.Ancak açan çiçekleriniz yeşil renkte ise ;toprağının  iyi drene olduğundan, iyi güneş aldığından emin olun.Bununla beraber çiçek rengini sağlamak için Fosfor oranı yüksek gübreler kullanabilirsiniz. Solan çiçekleri bitki üzerinde bırakmayın ve mutlaka kesin.

Tohumla üretim

Gala çiçeğini tohumla üretme oldukça sıkıcı bir süreç olabilir, çünkü bitkiler filizlenmiş olsa bile, gelişimi çiçeklenene kadar genellikle yıllar sürer. Bu yüzden genellikle tohumlama yoluyla üretme önerilmemektedir.

Rizomla çoğaltma, bölme

Galaçiçeği, bütün rizomlu bitkileri gibi, bölünerek yetiştirilebilir. Büyüme süresi boyunca, ana rizom, kullanılabilecek daha küçük rizomlar geliştirir. Sonbaharda  rizomlar ayrılabilir. 

Küçük rizomların ana rizomdan ayrılması keskin ve temiz bir bıçakla yapılmalıdır. Bundan sonra, ana bitki gibi küçük rizomlarda dikilebilir.

Yaprak bitleri ve Örümcek Akarları

Bitkinizin kış döneminde dinlendiği dönemde örümcek akarları veya yeşil sinekler tarafından istila edildiğini fark ederseniz, önce bitkiyi bir bulaşık sabunu ve su karışımıyla yıkamalısınız. Bu uygulama yardımcı olmazsa, böcek ilacı kullanmanız gerekir. Etkilenen tüm bitki parçalarını da kesmelisiniz. Bitki genelde dayanıklıdır, kolayca ölmez.

9 Nisan 2018 Pazartesi

Evimçiçek çiçek şenliği çekiliş hediyeleri

Evimçiçek çiçek şenliği çekiliş hediyeleri 


Merhaba değerli dostlarım , dün bahsetmiş olduğum gelecek hafta sonuna yapmayı planladığımız çekilişte ; birinciye ve ikinciye hediyeleri Antalya- Tropiksera dan geliyor ..İthal Euphorbia milii ve resimdekiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum.Bu arada Ramazan Doğan ve benim de küçük hediyelerimiz olacak.Bu hediyeleri de açıklamaya devam edeceğim.Bizi takip etmeye devam edin.....

Birinciye hediyemiz

İkinciye hediyemiz

1 Nisan 2018 Pazar

Ortanca (Hydrangea)


Ortanca (Hydrangea)
Ortancam

Bu yazımda sizlere ortanca bakımı, ortanca nasıl gübrelenmelidir, ortanca nasıl çoğaltılır,ortancalarda renk değişimi, ortanca hastalık ve zararlılarından kısaca bahsetmek istiyorum.

Birçok ortanca türü olmasına rağmen, çoğu güneşte veya kısmi gölgede büyütülebilir. Ancak, birçok ortanca türünün aşırı sıcak hava koşullarından hoşlanmadığını aklınızdan çıkarmayın. Bu nedenle, öğleden sonraları gölgede keyif yapabilecekleri bir yer bulmaya çalışın. Çok çeşitli topraklarda yetiştirilebilmelerine rağmen, ortancalar tipik olarak kolayca drenaj yapan zengin, nemli toprağı tercih ederler. Ekimden önce toprağın kompostla zenginleştirilmesi faydalıdır. Ortanca dikimi, don tehlikesi geçtikten sonra ilkbaharda yapılmalıdır. Dikimden sonra iyice sulayın. Ayrıca ortanca ekiminden sonra bir malç katmanı ekleyebilirsiniz.

Ortancalara baktığınızda su önemli bir faktördür. Özellikle kuru havalarda haftada en az bir kez derin sulama yapmalısınız. Ortancaları ayrıca baharda veya yaz aylarında yılda bir veya iki kez gübrelemek oldukça faydalıdır. Ortancalar kolayca ayrılabilir, ancak bu sadece sonbahar veya kış mevsimi sırasında yapılmalıdır. Tüm kökü kazarak çıkarın ve diğer saksıya nakledin. Çiçekler yeni büyüyen kısımlar yani filizler üzerinde üretildiğinden, çiçeklenmeleri sona erdikten sonra ortancalarda kuruyan çiçekbaşlarını kesmelisiniz.Kesilmeyen kurumuş çiçek başları ortancanızın enerji harcamasına ve dolayısı ile çiçek sayının azalmasına sebep olabilir.

Birçok ortanca türü olduğundan, ortancaların budaması ve bakımı her birinde ile farklı olabilir. En yaygın ortanca türleri Mopheads ve Lacecaps'tir (H. macrophylla). Bunlar, çoğumuzun çocukluktan hatırladığı büyük, küre şeklinde çiçeklere sahip çeşitler. Bunlar için budama genellikle yaz sonunda yapılmalıdır. Oakleaf ortancası (H. quercifolia) yaygın olarak yetiştirilen diğer bir çeşittir. Benzersiz sonbahar renkleri ve meşe yaprağı biçimli yaprakları vardır. Aynı zamanda daha kurak şartları da tolere edebilir. Oakleaf erken ilkbaharda budanır. Panicle (H. paniculata) ya da Pee Ge enin ise, yaz aylarında yavaş yavaş pembeye dönüşen beyaz çiçekleri vardır. H. arborescens ‘Grandiflora’ veya kar ortancaları her kış veya ilkbaharın başlangıcında toprağa ekilmelidir. Ortanca asması veya sarmaşık ortanca (H. anomala) genellikle budama gerektirmez, ancak yeni sürgünlerin kontrol altında tutulması için budama yapılabilir.

Ortancaların toprağı yaz boyunca nemli kalmalı ve bitkinin daha iyi çiçek açabilmesi için don olmadığı zamanlarda bir miktar soğukta kalması iyi olacaktır.Eksi 10 derece nin altındaki soğuklara genelde pek dayanmaz.Havadar alanlar ister.

Ortancalar nasıl üretilir?

Çelikle çoğaltma

Viktorya döneminde, ortancaların gösterişi ya da övünmeyi  temsil ettiği düşünülüyordu. Bunun nedeni, ortancaların muhteşem çiçekler üretmeleri  ve nadiren tohum üretiyor olmalarıydı.Ortancaların üretimi tohumun az olması nedeniyle genellikle çelikle yapılır.

Üretim için ilk adım olarak, çelik için uygun bir dal seçilmelidir. Sonbaharın başında, en az  15 cm uzunluğunda,  çiçeksiz ve yeni büyüme belirtisi olan  bir dal seçin. Yeni bir büyüme kolu, eski büyümeden daha açık bir yeşil olacaktır.
Uygun bir dal seçtikten sonra, keskin bir çift makas alın ve  yaprak düğümünün hemen altındaki  yerden dalı kesin. Bu yaprak düğümü,ileride  bir dizi yaprağın büyüyeceği yerdir. Ortanca kesimi en az 10 cm uzunluğunda olmalı ve seçilen yaprak düğümünün üzerinde en az bir ek yaprak kümesi içermelidir.  Ardından, çelikteki en üstteki yaprak kümesini kesin. Kesimin sadece iki yaprağı kalmalıdır. Kalan iki yaprağı yarım çapraz olarak (uzunlamasına değil) kesin. Varsa, kesme ucunu köklenme hormonuna daldırın. Köklendirme hormonu, ortancaların başarılı bir şekilde çoğaltma şansını artırırken, köklendirme hormonu olmadan da gayet başarılı bir şekilde üretim yapabilirsiniz. Şimdi, çeliği nemli saksı toprağına yapıştırın. Çeliği ektiğiniz saksıyı plastik bir torba ile kaplayın, poşetin çeliğin yapraklarına dokunmadığından emin olun. Çeliği ektiğiniz saksıyı doğrudan güneş ışığından korunaklı bir yere yerleştirin. Toprağı nemli kalmalı ,nemli kaldığından emin olmak için 2-3 günde bir kontrol edin.Yaklaşık iki ila dört hafta içinde, çeliğiniz köklenecektir.

Ortanca tohumla çoğaltma

İlk önce ortanca çiçekleri solmaya ve ölmeye başlayana kadar bekleyin. Gözünüz üstünde olsun ve çiçekler ölürken kağıt torbalar koyun. Sapı kesin, sonra çiçek kafasının torbada kurumasını bekleyin. Birkaç gün sonra, tohumları ölü çiçeklerden  çıkarmak için kağıt torbayı sallayın. Tohumları dikkatlice alın. Ortanca tohumlarını hasat ettikten hemen sonra ekmeye başlayabilirsiniz. Alternatif olarak, onları bahara kadar serin bir yerde saklayıp ve daha sonra ekebilirsiniz. Her iki durumda da, toprak olarak nemli, perlitli torf karışımı kullanabilir ve kapak olarak 1 cm lik toprak tercih edilir.Sera ortamına alın ve aydınlık bir alanda saklayın.Toprağı nemli tutun ve tohumları soğuk ve rüzgârdan koruyun. Normalde yaklaşık 14 gün içinde filizlenirler.

Ortancaların gübrelenmesi

Bazı temel kuralları öğrendikten sonra ortanca bakımı ve gübrelenmesi oldukça basittir. Özel olarak formüle edilmiş ortanca gübresi mevcuttur, ancak gerçekten gerekli değildir. Ortancanın en iyi gelişimi 10-10-10 yavaş salınımlı gübre kompozisyonu  ortanca besin ihtiyacını tümüyle karşılayacaktır.  Doğal olarak ortancaları beslemek  için ne kullanacağına gelince, kükürt, kompost ve turba yosununun bir kombinasyonu başarılı bir ortanca gübresi olduğu kanıtlamıştır.
 Çok fazla gübre uygulandığında gübre yanıkları oluşabilir. Yanmış görünümlü yapraklar çok fazla gübrelemenin ilk işaretidir. Ortancalar mart, mayıs ve temmuz aylarında hafif salınımlı gübre ile hafifçe gübrelenmelidirSeçtiğiniz gübre yavaş salınımlı bir türse, gübreyi harekete geçirmek için toprağı hafifçe örtmeyi unutmayın, kökler direkt gübre ile temas etmesin. Ortancaların , yaprakların sağlıklı bir şekilde yeşil kalması için hafif iki yıllık bir sıvı demir tozunu da içermelidir.

Ortancalarda renk değişimi nasıl yapılır?

Ortanca rengini değiştirmek için  kükürt veya kireç ilave edilmesine ihtiyaç vardır. Kükürt ile muamele edilen ortancalar mavi kalır veya maviye döner. Kireç  eklenenler de ise çiçek rengi pembeyle sonuçlanır ve her iki renkte de  değişiklik zaman alır. Lütfen dikkat: beyaz ortancaların rengi değişmez.
 Pembe bir ortanca fidesini alıp bahçenize diktiğinizde mavi bir ortanca ile karşılaşabilirsiniz. Ortancanın rengi toprağın pH derecesine bağlıdır. Toprağın asit seviyesi fazla ise mavi tonlarda, asit seviyesi az ise çiçekleri daha pembe tonlarda olacaktır.

Peki eğer pembe renkli ortanca çiçeğini mavi renge çevirmek isterseniz ; bitkinizin toprağına bir miktar alüminyum sülfat ilave etmelisiniz çiçeklerin rengi maviye dönecektir. Yalnızca pembe çiçekler için geçerlidir.
Bitkinizin daha doğal yollarla rengini değiştirmek istiyorsanız ilkbahar sonundan  sonbahar başı kadar olan dönemde  ayda iki defa yaprak çürüntüsü ve büyükbaş hayvan gübresi takviyesi ile mavi tonlu ortancalar elde edebilirsiniz.Açık renkli (pembe tonlarında) ortancalar elde etmek istiyorsanız bu sefer küçükbaş hayvan gübresi ile toprağınızı besleyebilirsiniz.
Ortanca renk değişimi için en uygun zaman çiçeklenmeden önce bahar aylarıdır.Bazı yetiştiriciler renk değişimi için gerekli maddeleri sonbahara kadar  uygulayabilmektedir.Bununlar beraber renk değişimi yaparken bitkilerinizi dinlenmiş kireçsiz su ile sulamalısınız.Eğer kireçli su ile sularsanız mesela mavi olan ortancalarınız zamanla pembeye dönebilir.
Ortanca hastalık ve zararlıları


Ortancalarda mor yaprak rengi normal değildir ve mantar hastalığına veya basit çevresel problemlere işaret edebilir. Fungal Hastalık Ortanca yapraklarındaki mor lekeler, bu bitkilerde yaygın bir yaprak mantarı olan cercospora  lekesinin iyi bir göstergesidir.Bu hastalık  bitkileri nadiren öldürür, ancak lekeli yapraklar erken düşer, bitki zayıflar ve canlı tomurcukların sayısı azabilir. Küçük mor-kahverengi lekeler genellikle, bitkinin tabanına yakın yerlerinde başlar, sulamayla beraber mantar diğer yapraklara sıçradıkça dışarıya ve yukarıya doğru yayılır. Leke desenleri, ilgili ortanca türüne göre değişir. Düşen yaprakları temizleyerek ve ortancayı üstten yapraklara değmeyecek şekilde sulayarak cercosporanın yayılmasını yavaşlatabilirsiniz. Ayrıca dalların üçte birine kadar bitkiyi  incelterek kanopiyi açmak, hava sirkülasyonunu artırarak sporların filizlenmesini zorlaştırır. Cercospora şiddetli ve yaygın ise, azoxystrobin, klorothalonil, mancozeb, myclobutanil veya tiofanat-metil 14 günlük aralıklarla uygulanmalıdır.Bazen botrys ve külleme de yaprakların tamamının kaplanmasına ve renk değişikliklerine sebep olabilmektedir.Etkili fungusitler ile tedavi edilmelidir.
 Fosfor Eksikliği de  Ortanca yapraklarında, morlaşmaya sebep olabilir ve  bitkinin ekildiği alanda  yeterli fosfor olmadığını söylemeye çalışıyor olabilir. Bazen, ortanca çiçek renklerini değiştirmek için eklenen maddeler de  yanlışlıkla pH'ın diğer kimyasal bileşiklerin fosforu bağlamasına ve dolaylı olarak  düşmesine neden olabilir. Bağlanan fosfor, bitkiler tarafından kullanılamaz ve kısa ömürlü besinler bırakır. Toprağın pH'ını kontrol edin - asidik topraklar, 6.0'ın altındaki pH ile, çoğu zaman alüminyumun fosforu bağlamasına izin verir, 7.0'ın üzerindeki pH'a sahip alkali topraklar, kalsiyum veya magnezyum ile bağlanabilir. Toprağın pH'ını ayarlamak, fosforu serbest bırakmanın ilk adımıdır, ancak bu birkaç haftada gözle görülebilir bir fark göstermezse, bitkinin kök bölgesine  fosforlu gübre uygulamanız gerekir
Donma ve çok aşırı rüzgarda yapraklarda kuruma ve morarmaya sebep olabilir ancak diğer durumlardan farklı olarak yaprak uçlarındaki kuruma barizdir.

11 Mart 2018 Pazar

Gül

GÜL


Hepimizin bayıldığı, kokusu ve güzelliği ile bizleri cezbeden güllerle ilgili bu yazımda gül bitkisi nasıl yetiştirilir,gül bitkisi nasıl çoğaltılır,gül budaması ne zaman ve nasıl yapılmalıdır, gülün hastalık ve zararlıları nelerdir sorularına cevaplar bulabilirsiniz.Minyatür güllerle ilgili daha sonra ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum.

Gül ekimi ve bakımı

Eğer gülünüzü çıplak kök şeklinde satın aldıysanız, ekmeden önce en az 24 saat suda bekletin. Hem çıplak kök hem de fide şeklinde alıp ekebilirsiniz.Eğer bahçeye ekecekseniz yaklaşık 30-40 cm derinliğinde bir çukur kazmalısınız.Saksıda muhafaza edecekseniz mutlaka saksınız bol drenaj delikli ve oldukça büyük olmalı.Hazırladığınız çukura ya da saksıya iyice yanmış gübre ekleyip , bol su verin.

Gül, bahar aylarından başlayarak, büyüme mevsimi süresince haftada en az bir kere sulanmalı fakat sulama esnasında gülün yapraklarının ıslanmamasına özen göstermelisiniz.Bununla beraber akşam sulamalarından özellikle kaçınmalısınız. Gül yaprakları, özellikle  ıslak tutulduğunda, kara leke ve külleme gibi mantar hastalıklarına karşı davetiye çıkartır. Güllerin gübrelenmesi her baharda iyi yanmış gübre eklenmesiyle yapılır ve oldukça iyi olur.



Gül ekiminde en iyi  sonucu elde etmek için, günde altı ila sekiz saat iyi güneş alan bir yer seçin. Seçilen nokta, kaliteli bir toprakla beraber , iyi drenajı olan bir alan olmalıdır. Toprak  kompost kullanılarak daha verimli hale gelebilir. Güller, pH değerinin 5,5–7,0 arasında olmasını tercih eder. Eğer  toprağınız fazla asidik ise, ince öğütülmüş kireçtaşı uygulayarak karıştırabilir veya alkali ise  kükürt eklenerek asitlik derecesi ayarlanabilir.Eskiden yapıldığı gibi kazdığınız çukura paslı çivi koyabilirsiniz ya da aldığınız gül besinlerini toprağa karıştırarak kullanabilirsiniz.Her ilkbaharda güllerinize magnezyum sülfat (epsom tuzu)vermek bitkinizi oldukça güçlendirecektir.

Gülleri ekerken diktiğimiz alana gül yuvası denir ve her gül yuvası için yaklaşık 1 metrekarelik bir çap alanı olmalıdır. Bu alan , hava hareketine izin verecek ve hastalıkların oluşmaması anlamında işleri kolaylaştıracaktır.Güller aslında don görülmediği sürece ekilebilir ama en güzeli bahardan önce  ekim yapmaktır.

Gülün çoğaltılması

Gülün çoğaltılması için en iyi yöntemler çelikler veaşı ile üretimdir.Gül aşılanması nasıl yapılmalıdır konusunu ayrı bir yazı ile anlatmak istiyorum.Çeliklerin alınması içinse en uygun dönem erken yaz aylarıdır.Çelikleri almadan önce mutlaka temiz kap içine perlit, vermikülit ve turba yosununu birleştirerek kendi topraksız karışımınızı oluşturabilirsiniz. Toprak karışımını suyla nemlendirin, ancak cıvık çamur şeklinde olmamalı.

Bitkinin üst kısmından ve yandan kesimler alın. Bazı nedenlerden dolayı, bitkinin ortasından alınan çelikler de kökleşmiyor.

1)10-15 cm uzunluğunda ve en az iki veya üç yapraklı bir dal seçin. Yapraklar, fotosentez yaparak köklenmeyi teşvik eden hormonlar üretir.Gereklidir.

2)Keskin budama makası kullanarak, köklenme alanını en üst düzeye çıkarmak için 45 derecelik açıyla temiz bir kesim yapın. Alınan çelik, bir yaprak düğümünün (dalların gövdeden dışarı çıktığı yerde) hemen altında yapılırsa, köklenme oldukça kolay olur.

3)Eğer varsa aldığınız çelikteki çiçekleri veya tomurcukları ve ayrıca alt yaprakları çıkarın.Fazla yaprak kaldığı takdirde terleme yoluyla nem kaybı fazlalaşır ayrıca bitkinin harcayacağı enerji de artacağından gereksizdir. 


4)Bitkinin üst kısmından ve yandan kesimler alın. Bazı nedenlerden dolayı, bitkinin ortasından alınan çelikler kökleşmiyor.

5) çeliğin alt ucunu köklenme hormonuna daldırın. Köklendirme hormonu her zaman gerekli değildir, ancak başarı oranınızı büyük ölçüde artıracaktır.

6) Çeliğinizi artık hazırladığınız toprak karşımına hafifçe bastırarak ekebilirsiniz.

7)Ekmiş olduğunuz saksınızı sera ortamına alıp, aydınlık oda sıcaklığında beklemeye alabilirsiniz.Ara sıra sera ortamını kontrol ederek havalandırmayı unutmayın.

Gül budaması

Budama güllerde çiçeklenmeyi teşvik etmek,ölü kısımları temizleyerek hastalıklara kaşı güllerinizi korumak, hava sirkülasyonunu arttırmak ve bitkiye şekil verme amacıyla yapılır.

1) Çiçeklenmeyi teşvik etmek ve hastalık riskini azaltmak için ölü veya sağlıksız çiçekleri düzenli olarak budayın.

2) “Yabani Sürgünler” ile ” Genç Sürgünler” birbirine karıştırılmamalıdır. Yabani sürgün, boğazının hemen altından çıkan açık yeşil renkte ve zayıf dallardır ve satın alınan türden farklı yabani bir türe aittirler. Genç sürgünler ise, aşı noktasından çıkan ve aşısı yapılan türe ait, güçlü filizlerdir. Bitkinin gençleşmesini sağlayan bu filizler, dallanmayı teşvik etmek için 30cmden budanırlar.


3) Budama don mevsiminin bitiminden sonra yapılmalıdır.


4) Ölü dalları, zayıf dalları ve diğer dallara sürtünen ince dalları budayın.
Dallar topraktan itibaren en fazla 25 – 30 cm (2-4 göz üzerinden) bırakılacak şekilde budanır. Bu tip budama genç sürgünlerin kuvvetli ve dayanıklı olmasını, çiçek dallarının da daha uzun ve kuvvetli olmasını sağlar. Zayıf, güçsüz, verimli olmayan güllerin çoğu bu şekilde budanır.



5) Bitkinin dışına doğru gelişen, güçlü ince dalları budamayın.
6) Dışa doğru bakan bir tomurcuğun bir kaç milimetre üstünden ve filizlenme yönünde eğim vererek budayın.Temel olarak bitkiniz dışarıdan bakıldığında vazo şeklinde olmalıdır.
Güller ilk yıl hafif şekilde budanırlar.Sonraki yıllarda ihtiyaca göre hafif -orta- ve güçlü budamalar yapılabilir.Sarmaşık güller genelde ilk 2-3 yıl budanmaz.Minyatür güller için fazla budamaya genelde ihtiyaç kalmaz.
Dipten Budama (Sert Budama ) 
Bodur güller ve kökten verdiği sürgünlerinin ucunda çiçek açan yediveren gül türleri için her yıl tekrarlanması uygundur. Yaşlı bir dalın ucunda bir en fazla iki adet tek yıllık sürgün 2-4 göz üzerinden budanarak bırakılmalıdır. Bırakılan dal ve sürgünlerin yönleri gözler geliştiğinde birbiriyle karşılaşmayacak doğrultuda olmasına özen gösterilmelidir. Ancak, yılda bir defa çiçek açan güller için pek uygun bir budama değildir. Mecbur kalmadıkça yapmayın. Ayrıca bazı gül çeşitleri için bu tür budama her yıl tekrarlanmamalıdır. Sert budama sonucu, az sayıda, ancak gösterişli çiçekler oluşur.
Orta Boy Budama

Bitki üzerinde beş ile on adet sürgün bırakılır, bitkinin yerden yüksekliği 50-60 (cm) santimetredir. Orta şiddette budama birçok bahçe gülü için uygun olan bir yöntemdir, sert budamaya göre daha çok sayıda ancak daha küçük çiçekler meydana gelir.
Tırmanıcı yani sarmaşık gülleri için, yılda bir çiçeklenen türler için tavsiye edilir. Yılda bir çiçeklenen gülleri çiçek açtıktan sonra budamanız gerekir. Çünkü sonbahara kadar gelişen dalları sonraki baharda çiçek açacaktır. Eğer bunları keserseniz baharda gülünüz yeterince çiçek açmayacaktır. Ya da tamamen çiçeksiz bir yıl geçirecektir.

Hafif Budama

 Bitkinin yaklaşık 1/3 kesilerek budanır.Bahçe güllerinde açmış, geçmiş, solmuş çiçekler bitki üzerinde bırakılmamalıdır. Bu şekilde uygulama, yeni çiçeklerin oluşumunu engellediği gibi bitkinin kuvvetinin de azalmasına neden olur. Bu nedenle açmış, solmaya başlayan çiçek, çiçek sapı alt kısmında iki adet beş parçalı yaprak bırakılarak kesilmelidir.
Bu işlemde temel olarak yıl içinde yapılan bir budamadır. Bazen gül dalları körleşir açmaz. Bunlar birkaç gözaltından kesilirse yeni tomurcuk verir.


Gül hastalık ve zararlıları

Phragmidium mantarlarının  neden olduğu pas hastalığı güllerinizi etkileyebilir. Aslında dokuz gül pası mantarı türü vardır. Pas hastalığı başlangıçta güllerin görünümünü o kadar etkilemese de hastalık tedavi edilmediği sürece de zamanla güllerinizin ölümüne sebep olabilir.Gül pas mantarları, yapraklar üzerinde küçük turuncu veya pas lekeleri olarak görülür ve enfeksiyon ilerledikçe daha büyük izlere dönüşür. Oluşan pas lekeleri sonbahar ve kış aylarında turuncu veya pas siyah ve beyaz renktedir. Bu hastalığın yayıldığı yapraklar ve dallar dökülebilir.Önlem olarak; Güllerinizin bulunduğu alanların havadar olması ve ara sıra küçük budamalarla yaprak yoğunluğunun azaltılması ve kuruyan dökülen yaprakların bitki çürüntülerin derhal gülünüzün etrafından toplanmasını sayabiliriz.Külleme de yaprakların beyaz toz gibi küf dokusuyla kaplanmasıdır.Kırmızı örümcekte bildiğiniz üzere örümcek ağları görülür ancak zararlıya rastlanmaz.Her durum için ilaç kullanmak gereklidir.

23 Şubat 2018 Cuma

Sümbülteber (Polianthes tuberosa)


Sümbülteber (Polianthes tuberosa)


Dağılım ve yaşam alanı olarak Türkiye de doğal olarak yetişen ancak yabancı kaynaklı yazılarda Meksika kökenli olduğu bahsedilen, parfüm yapımında kullanılan çok güzel soğanlı bir bitkidir.
Sümbülteber  düz yaprakları olan otsu yayılıcı bir bitkidir.45-90 cm'ye kadar uzunlamasına büyür ve kıvrımlı mumlu beyaz çiçek kümeleri üretir. 2,5 ila 5 cm  uzunluğunda boru şeklinde çiçekler, çiftler halinde oluşur; sapların uçlarında bir çırpıda 30 çiçek bulunur. Bitkinin tabanında kümelenmiş uzun, parlak yeşil yaprakları bulunur.

Açan çiçek sapından tekrar çiçek açmaz. Bu nedenle çiçekleri solan çiçek sapını kesebilirsiniz.

Sümbülteber yoğun kokulu çiçeklerini yaz sonlarında veya sonbaharın başlarında açar ve çiçekleri oldukça uzun ömürlüdür. Her bir kökte birkaç tane çiçek sapı üretebilir.Sıcaklığın ve nemin artışıyla çiçek kokusu oldukça artar.

Sümbülteber yani  Polianthes tuberosa, ev içinde saksıda kolayca yetiştirebilinir.
Çiçek sapı ağırlaşırsa çubukla desteklemeniz gerekebilir.

Sümbülteberin ( Polianthes tuberosa'nın )başarılı bir şekilde çiçek açması için her gün en az 5-6 saat güneş ışığı görmelidir.Ve gün uzunluğunun  16 saat civarında olduğu dönemde yani yaz aylarında çiçek açar.

Sıcaklık isteği olarak değerler 21 ile 24 ° C  arasında olmalıdır. Sıcaklığın 15 ° C'nin  altına düşmesine izin vermeyin.Bu durumda bitkinizi içeri almanız gerekebilir.

Sulama düzeni olarak toprak kurdukça sulamalısınız.Arada tam kurumalara izin vermelisiniz.

Sümbülteberin çiçekleri solduktan sonra , yaprakları sarıya dönüşmeye başladığında yavaş yavaş sulamayı azaltın.(Sonbahar döneminde)

Sümbülteber , büyüme mevsimi boyunca her üç haftada bir düzenli olarak sıvı gübre uygulamalarına bol ve parlak çiçeklerle cevap verecektir.

Bitkinin ekimi için en uygun zaman , kış ortasından  ilkbahara kadar olan dönemde yapılabilir.Sümbülteberi ekerken iyi drenajlı toprak kanşımı ile doldurulmuş 15 cm  saksıya dikmeniz uygundur.Soğanını toprak yüzeyinin 10 cm altına koyup, üzerini toprakla örtün.Güzelce sulayıp can suyunu verin. Ekilen soğanlar yaklaşık 4-6 ay içinde tam çiçeklenir.Daha geniş alanlarda örneğin bahçelerde yan yana ekecekseniz 20 cm arayla ikinci soğanı ekebilirsiniz.

 Polianthes tuberosa yani sümbülteber yavaş büyüyen yazın çiçek açan soğanlar  olup, dört ay sıcak havaya ve bol nemlenmeye ihtiyaç duyar.

Polianthes tuberosa sıcak iklim bitkisidir, ancak bahçede hafif donları tolere edebilir. Soğanlar, kış sonu ve erken ilkbaharda, dikim için  satın alınmalıdır. Çiçek açtıktan sonra, gelecek yılın büyümesi için soğanı beslemeye devam etmesi için yapraklarını kesmeyin.Yeşil kısmı tamamen kuruduğunda soğanları ayırarak , donlar bitinceye kadar kapalı br kağıt kutuda nemsiz bir yerde saklayın.

35 ° C veya daha yüksek sıcaklıklar sümbülteber çiçeklerini soldurup, tomurcuk bozulmalarına ve açamamsına sebep olabilir.Böyle bir durumda yarı gölge alana bitkinizi taşımalısınız.

Toprak isteği olarak: sümbülteber, bereketli ve iyi drene edilmiş nemli topraklarda yetişir. Toprağın besin içeriğini ve drenajını artırmak için ekim alanındaki toprağı 10 cm  kalınlığında bir kompost  veya gübre hazırlayın.

Kesme çiçekçilikte kullanılır.

Sorunlar: Özel zararlılar veya hastalıklar yoktur.

Polianthes tuberosa'yı  salyangozlardan koruyun.Bakım istekleri açısından oldukça lilyuma benzer.



22 Şubat 2018 Perşembe

Afrika menekşesi üretimi

Menekşe Üretimi
Resim Hümeyra Şahin in menekşerlerine aittir.

Menekşeler genel olarak yapraktan oldukça kolay üretilir.Yapraktan çoğaltma yoluyla üretilen bitki ana bitkinin aynısı olmakla beraber bazı menekşeler Chimera (kimera) olarak da tabir edilen çok renkli, şeritli çilli ,çift renkli menekşe türlerinde bu durum gerçekleşmeyecektir.Chimeralarda yapraktan alınan çelikler ile ana bitkinin aynısı yavrular üretilemez.Düz veya tek renk çiçekler elde edilir.Şimdi hep birlikte chimera menekşeler harici diğer menekşelerin üretimi nasıl yapılır kısaca göz atalım.
Chimera menekşeye bir örnek
diğer bir chimera menekşe

















Menekşe yapraktan üretmek için yöntemler 

Başarı için en önemli kural çok sağlıklı, olgun (ama eski değil) yaprakları kullanmaktır. Çok olgunlaşmış yapraklar, üretimden  ilk ay içerisinde çürümeye daha da elverişlidir. Ve yalnızca kuvvetli- taze yapraklar iyi sonuçlar verir. Ana bitki alacalı yapraklıysa (beyaz ve pembe-yeşil), çoğunlukla yeşil olan yaprakları seçin.

 Yaprağın kesilen tabanında küçük bitkiler üretmeye başlayacaktır. Oluşan yavruların büyümesi ve kendini toparlaması  bir ay kadar sürer. Yaprak yaşlıysa, alacalı veya stresli ise, daha uzun sürebilir.

Çoğu bitkide olduğu gibi menekşelerin yaralanması mesela üretim için alınan yaprak gibi durumlar çiçeğin hayatta kalmasını tetikler.Yani aldığınız yaprak ölmekten ziyade yaşayıp çoğalmak ister.

Suda köklendirme;

Menekşe  üretmetimi için geleneksel yollardan biri  kök büyümesi başlayana kadar  suya koymaktır. Kök gelişimi tamamlandıktan sonra , saksıyon karışımını karışıma taşımak akıllıca olur. Bununla birlikte, bazı yetiştiriciler, bitkiyi suda bırakrak da yetiştirmeye devam edebilmektedir.  Bu yöntemi kullanırken , sağlıklı bir yaprak seçin ve bitkiden çıkarın. Çürümeye neden olabileceğinden yaprağın üst kısmını kesin ve keserken temiz aletler kullanın.

Kökün yaprağa ulaştığı yerden yaklaşık 3 cm, yaprak sapının alt kısmından 45 derece açılı bir kesim yapın. Bunu, yaprağın tüylü yüzeyi ile aynı yönde yapmak en iyisidir. Bu şekilde yaptığınızda, oluşacak  fidelerin yaprakların önünde büyümesi sağlanır; yaprak geriye yaslanır ve böylece yaprağın üstü ışığı kullanmaya ve enerji üretmeye devam edebilir. Bu şekilde kesim yaptığınızda daha büyük bebekler elde edebilirsiniz.

Yaprakların koyulduğu kabın nasıl olması gerektiği  en çok tartışılan unsurlarından biridir.Hazırladığınız düzeneğin yaprak sapı su kaynağına doğru uzanırken, yaprağı güvenle yukarıda tutmalıdır.Bir çok menekşe yetiştiricisi suyla dolu koyu, uzun boylu maden suyu  şişelerinin bu işlem için oldukça uygun olduğunu belirtmektedirler. Şişenin içindeki karanlık kök gelişimi için iyidir ve yosun oluşumunu engeller. Maden suyu şişenizi, su ile doludurup ve plastik sargı, folyo veya mumlu kâğıda sarabilirsiniz. (çoğunlukla lastik bir bant ile sabitlenir). Kapağın merkezinde bir delik açılır, böylece sap aşağıda suya sokulabilir.

Suyun içine herhangi bir ek madde ya da gübre koyulmamalı,  nispeten saf olmalıdır.Kireçli musluk suyu yerine hazır şişelenmiş suyun kullanılması iyi bir fikir olabilir. Bakteri ya da yosun oluşumuna izin vermemek için ara sıra suyu değiştirmelisiniz. Kalın ve beyaz kökleri gördüğünüzde perlit ve vermikülit karışımlı toprağa ekerek sera ortamına alabilirsiniz.Koyacağınız ortamın oda sıcaklığında ve aydınlık mekanda olması gerekmektedir.

Toprağa ekerek köklendirme;

Toprak yönteminde, yapraklar doğrudan saksı ortamına yerleştirilir ve bebekler ayrılana kadar orada kalması sağlanır. Daha az çaba gerektirir. Suda köklendirme yönteminde taze yapraklar kullanılmalı ve 45 derecelik  açılı kesim yapılır, yaprak sapının boyu mümkünse 3 cm den az olmamalıdır.Büyük bir yaprak tercih ediliyorsa yarağın üst kısmı kesilebilir ancak şart değildir.

Yüksek oranda vermikülit ve perlit içeren gevşek saksı toprağınızı küçük bir saksı veya pet bardağa koyarak hazırlayın. Yaprağı toprağa yerleştirirken çok derin, 1,5 cm den daha fazla derine koymayın.Kalem yada bir çubukla 1cm lik delik açıp, yaprağınızı yerleştirin. Kenarlarından hafifçe toprağı ilerterek yaprağınızı yerleştirin ancak asla yaprağın yüzeyinin toprak ile temas etmemesine özen gösterin. Daha sonra, saksınızı açık plastik torba ve pet bardak kullarak , tercih ederseniz bir nefes verip bitkinizi sera ortamına alın. Sıkıca kapatın. Nefesinizde bulunan  karbon dioksit, bitki büyümesi için iyidir.

Seralanmış saksınızı doğrudan güneş ışığından uzakta aydınlık bir yere yerleştirin. Paketin içinde su damlacıkları göründüğü sürece ek sulamaya ihtiyaç duyulmaz.

Menekşenin yapraktan üretiminde köklendirme hormonu çok tercih edilmez.Çünkü yeni kökleri yakma olasılığı yüksektir ve sonuç alınması daha uzun sürebilir. Kullanmak isterseniz, toza batırın ve yaprağın kesik ucuna hafifçe fırçaile sürüp  fırçalayın.

Birkaç ay sonra, yaprağın tabanında yavrulardan oluşan bir yığın görürsünüz. Oluşan yavruları ayırmak mümkün olsa da, genellikle büyümesine izin vermek en iyisidir. Oluşan yavrular ve yaprak karışık görünümlüdür.

Yavruları ayırma işleminde ;

Yavrularınızı ve toprağın tamamını saksının dışına çıkartıp yan yatırarak işleminize başlayın. Yavruları birbirinden ayırmak oldukça zor görünebilir ve cesaret ister.Ancak unutmayın zedelenen kökler daha sonraki büyümelerini engellemeyecektir. Yaprak rozetini belirleyerek kökleri bulabilir ve temiz bir makasla keserek ayırabilirsiniz.

Yavruları ayırma işleminde yapılan iki yaygın hata vardır. Oluşan her yaprağın yeni bir bitki olduğu düşünerek kesilir, halbuki oluşan köklere bakılarak ayrılma işlemi yapılmalıdır. Bu ölümcül bir hatadır. Diğer hata ise , ayrılan bitkileri aynı saksının içinde tutup beraber sulama ve bakım yapmaya çalışmaktır.Yeni oluşan yavrular birbirleri ile rekabet halindedir. Aynı ortamda tutulduğu sürece biri diğerinden daha az beslenecek ve hastalık durumu oluşur ise iki bitki de kaybedilecektir.Yavruları ayırma işleminde de mutlaka küçük saksılar kullanmalı ( ya da tercihen pet bardaklar),ve ayırma işleminin stresini azaltmak içinde sera ortamına alınmalıdır.Seradan çıkarttığınızda artık gübre kullanabilir ve gelişimini gözlemleyebilirsiniz.Yavru bitkilerden yetişkin bitkiler oluşması için gerekli süre yaklaşık 6 aydır.


17 Şubat 2018 Cumartesi

Brugmansiya

Brugmansia

Brugmansia diğer adıyla Angel Trompets yani melek borazanı olarak bilinir.Brugmansialar sıklıkla  daturalarla karıştırılır veya aynı olduğu düşünülür. Ancak bu yanlış bir varsayımdır. Brugmansia ve daturalar doğrudan birbirleriyle ilişkili değildir (iki ayrı cinste listelenmiştir). Brugmansia odunsu bir ağaçken , daturalar otsu bir çalıdır.Her iki cinsin çiçekleri birbirine benzer ancak çiçek yönleri farklıdır.Brugmansialarda  çiçekler aşağıya doğru sarkar. Daturalarda çiçek dik durur. Birçok kişi  yalnızca tropikal iklimlerde yetişebileceğini v. Brugmansiaların  tropikal ağaçlar olduğu doğru olsa da, daha soğuk iklimlerde de yetiştirmek gerçekten kolaydır. Brugmansialar büyük saksılarda kolayca yetiştirilebilir.

Brugmansialara, çapı en az 40 cm olan oldukça büyük bir saksıda,gece gündüz sıcaklıkları 10 C nin üzerinde olduğunda dışarıda bakılabilir.Saksıda brugmansiaları dışarıda tutarken dikkatli bir şekilde sulanmasını sağlayın. Çok fazla suya ihtiyaç duyuyorlar ve sıcaklıkların iyice arttığı dönemde brugmansiaların günde iki defa sulanması gerekebilir. Bitki büyümeye, boy uzatmaya oldukça elverişlidir.Ancak çok büyük bit bitki istemiyorsanız her zaman budamasını yapabilirsiniz.Bitki budamadan dolayı olumsuz belirtiler göstermez.

Kış mevsiminde brugmansiayı korumak için iki seçeneğiniz olduğunu hatırlatmak isterim. Birincisi,  brugmansiayı ev içine alarak saklamak diğeride karanlık ve 10 derecenin altında olan bir yerde kışı geçirmesini sağlamaktır. Brugmansia ev içerisine aldığınızda, muhtemelen herhangi bir çiçek görmeyeceksiniz, ancak bitkiniz güzel yapraklarını koruyacaktır. Diğer seçenekte,yani karanlık ve 10  derecenin üstünde bir yere aldığınızda bitkiniz uykuya geçecek, bitkiniz ölüyor gibi görünecek ve yapraklarını dökecektir.Bu durum sizi hiç korkutmasın.Bu dönem öncesinde isterseniz budama da yapabilir ve ayda bir kez sulamaya devam edebilirsiniz.Baharla beraber bitkinizi ev içine alabilir ve sulamayı arttırabilirsiniz.Yaklaşık bir hafta içinde bazı yaprakların ve dalların büyümeye başladığını görmeye başlayacaksınız.Brugmansiayı dışarıya geri koyduktan sonra, büyümesi çok hızlı olacak ve yalnızca birkaç hafta içinde yemyeşil, nefes kesen, çiçek dolu bir brugmansia ağacına kavuşacaksınız.

Bazı brugmansia türleri, kış boyunca tomurcuk yapmaya devam edebilirken, çiçeklenmeyi teşvik etmek için brugmansiaların önemli derecede ışık alması gerekecektir.

Brugmansialarda hastalık ve zararlılar

Bakteriyel Yaprak Spotu - Xanthomonas campestris bakterileri kaynaklı pv. Hederae, yaprak lekesi hastalığı yüksek nemin görüldüğü ortamlarda ortaya çıkabilir.Bitkinin yapraklarında sarı bir çerçeve  ile çevrili küçük kahverengi lekeler dizisi olarak görülür ve hızla yayılabilir. Göründüğünde, hava dolaşımını artırmak için bitkilerinizi budayıp, hastalığın geliştiği tüm yaprak ve dalları ortamdan uzaklaştırın.

 Downy Mildew - Bu yaygın mantar hastalığına bir dizi mantar patojeni neden olur. Bitkinin yaprak üstlerinde düzensiz sarı noktalar fark ederseniz ve alt tarafında sıvı ve pamuklu oluşumlar görürsünüz, bununla beraber bitkinizde küf kokusunu hissederseniz. Birkaç hafta boyunca 7-14 günlük aralıklarla yaprakların her iki tarafına uygulanan neem yağı (neemazal) ile kolayca tedavi edebilirsiniz.

 Külleme - Toz küfü, mildiyö küfüne çok benzer ve aynı şekilde müdahale edilmelidir. Bununla birlikte, mantar sporları yaprağın alt kısmında olmak yerine, yaprağın üstünde tozumsu, yağlı bir madde şeklinde görünür. Tedavi edilmediği takdirde her iki hastalık da ölümcül olabilir ve tedavi olarak bu hastalıklara karşı etkisi olan mantar ilaçları kullanmalı ve hava akımını da arttırarak nem seviyesini azaltmalısınız.

Kök Çürüklüğü - Pythium gibi yaygın görülen  toprak mantarlarının sebep olduğu bir hastalıktır. Hasta bitkiler solabilir  ancak bitkinizi kazmadığınız sürece kökleri kontrol etmedikçe, kök çürüklüğüne sahip olduğunuzdan emin olamazsınız. Siyah, kahverengi  ve yumuşamış kökler görürsünüz.Bitkiniz drenajlı deliği olmayan saksılarda ve uygun toprak karışımı olmayan ortamlarda yetiştirdiğiniz takdirde bu sorunla karşılaşabilirsiniz.Uygun toprak karışımı bol perlitli, organik gübreli topraklardır.

 Verticillium Wilt - Veriterillium solgunluğu, yıkıcı ve çok yaygın bir problemdir. Brugmansia dokularına kök sistemi vasıtasıyla giren ve hızla çoğalan patojenik mantarın sonucudur.Bitkiniz yaprakları sararmış ve solgundur. Verticillium solgunluğu için herhangi bir tedavi yoktur, ancak steril topraklarda ekim yapıldığında (cocepeat gibi) görülmezler.

 Virüsler - Tütün mozaiği ve domates virüsleri, brugmansia arasında en sık görülen virüslerdir. Tütün mozaikleri, deforme olmuş meyveler ve çiçeklerle birlikte, yaprak üzerinde sarı ve yeşil alanlardan oluşan belirgin bir mozaik desenine neden olur. Domates leke  solgunluğunda ise bitki büyümesini durdurur ve yapraklarda sarı damarlar ve  kahverengi ila siyah çizgilere neden olur. Her iki durumda da yapabileceğiniz pek bir şey yoktur, diğer bitkilere bulaşmamasını sağlamak için hasta bitkilerinizi yoketmelisiniz.

Brugmansia temel bakımı

Brugmansia en iyi gelişimini yarı gölge alanlarda ve yüksek nemli ortamlarda gösterir.Bitkiniz için en iyi konum sabah güneşini alabileceği , ancak öğle güneşinden korunaklı alanlardır.Bitkinin konumu seçtikten sonraki en önemli husus iyi drenaj ve tutarlı nemdir. Brugmansia bakımı yaz aylarında açık havada ve 2 günde veya gerektiğinde daha çok sulama ve   ayda en az bir kez bir sıvı bitki besini sağlandığı sürece diğer bitkilerden daha zor değildir.

 Brugmansia ilkbaharda budamaya iyi yanıt verir. Özellikle bahar döneminde yapılan sert budamalar büyüme ve çiçeklenmeyi teşvik edecektir.

12 Şubat 2018 Pazartesi

Keiki,Orkide Sorunları

Bebek orkide bakımı (Kekiki ayırma)



Bazen orkidelerin dallarında keiki denilen bebekler oluşur.Keiki oluşumu için bitkinin şartlarında değişmeler gereklidir.Örneğin ; orkidenizi bir süre karanlıkta bırakarak keiki yapmaya teşvik edebilirisiniz.Bazende bitkiniz yaşlanır yada bakım şartları kötüdür, ölmeden önce keiki oluşturmak ister.

Peki oluşan bebek orkideler ana bitkiden nasıl ayrılmalıdır?Yani keiki nasıl ayrılmalıdır? sorusunu beraber cevaplayalım.


Öncelikle keikiyi çok erken ana bitkiden ayırmak bebeğinizin hayatta kalma şansını  önemli ölçüde azaltacaktır. Keikiyi ana orkideden ayırmadan  önce, bebeğinizin ürettiği köklerin 5-7 cm arasında olmasına, en azından 3 yaprak ürettiğine ve ideal olarak köklerin ve yaprakların koyu yeşil olduğuna emin olmalısınız. Keikinizin bu şartları sağladığına emin olduktan sonra  keskin, sterilize edilmiş bir bıçak kullanarak dikkatlice keikinizi keserek ayırabilirsiniz. Keikinin çok yakınından kesim yapmamaya dikkat edin çünkü bitkiniz mikrop kapabilir. Bitkiyi enfeksiyona karşı korumak için anne orkideye ve bebeğinizin kesilen kısmına isterseniz mantar ilacı kullanabilir  ya da mantar ilacınız yoksa kesilen yerlere toz tarçın sürebilirsiniz.

 Keikiyi kendi saksısına ekebilir, ya da  annesiyle aynı saksıya(saksınız yeterince büyük ise) ekebilirsiniz. İlk yıl için anneyle dikim yapmak avantajlı olabilir, çünkü anne bitki yavru bitki için uygun  koşullarını düzenlemeye yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, Keikiler ayrı saksılarda da yetiştirebilinir. Ayrı bir saksı kullanmak isterseniz, küçük , 10 cm lik saksılar idealdir. Orkide toprağı (substrat olarak da söylenir), sphagnum yosun (turba yosunu) ve ağaç kabuğunda olmalıdır. Ayrılan keikiyi saksıya dikmek, herhangi bir bitkiyi saksılamakla benzerdir. Saksının alt yarısını ağaç kabukları ile doldurun ardından keikinizi dikkatli bir şekilde yerleştirin. Bebeğinizin kökleri aşağı bakmalı ve bitkinin çevresini yavaşça bastırarak etrafını ve ağaç kabukları ile doldurun.  Köklerin kaplandığından, yaprakların açık kaldığından emin olun. 
spangium sarılmış keiki

Sphagnum yosunu ( turba yosunu) kullanacaksanız, yosunu fısfıs ile önceden nemlendirin, ancak tamamen de ıslatmayın. Hazırladığınız yosunu keikinizin kökleri etrafına dikkatlice sarın ve aynı yukarıda olduğu gibi  saksının alt yarısını ağaç kabukları ile doldurun ardından keikinizi dikkatli bir şekilde yerleştirin. Bebeğinizin kökleri aşağı bakmalı ve bitkinin çevresini yavaşça bastırarak etrafını ve ağaç kabukları ile doldurun.  Köklerin kaplandığından, yaprakların açık kaldığından emin olun. 


Keikizi sularken  sulamalar arasında ağaç kabuklarının kuruduğundan emin olun . Çok fazla sulama köklerin çürümesine neden olur. keikiler yetişkin orkidelerden farklı olarak daha fazla neme ihtiyaç duyar bu nedenle ektiğiniz keikinin üstüne şeffaf bir poşet geçirip ara  sıra havalandırabilirsiniz.Keikinizi büyüme dönemi boyunca yani yeni yaprak çıkartıncaya kadar doğrudan güneş ışığından uzak tutun .


Orkidenizin  çiçek açması  için neler yapılmalıdır? Çiçek açmayan orkideler için ne  yapmak gerekir?

Phalaenopsis cinsi , orkidelerin  çiçeklenmesi için çok özel koşullar gerektirir; bu şartları   ev ortamında  sağlamak oldukça güçtür. Bitkinize  çiçek açtırmak istiyorsaniz, sicaklığı 13 C derece olan bir ortama koymalısınız. Bununla birlikte bitkiniz gün boyunca parlak ve dolayli güneş ışığı almalıdır.Çoğu orkide yetiştiricisi ve seracı çiçeklenmeyi teşvik etmek için satış öncesi orkideleri 13 derecelik serin ve aydınlık ortamlarda 3 hafta kadar tutarlar.

Bitkinizi 13 derece olan serin bir alana koyup beklediniz ve kök kısmına yakın kısımlardan çiçek sapının çıktığını görünce bitkinizi oda sıcaklığına tekrar geri alabilirsiniz.Çiçek sapının görüldüğü andan  itibaren  bitkinizi her hafta orkide besini ekleyerek tomurcuklanma başlayana kadar sulamalısınız.Karanlık ortama koyduğunuz andan itibaren tüm süreç yaklaşık olarak 8 haftada  sürer.Yani 8 hafta sonunda çiçekli bir orkideniz olur.


Çiçeklenme sonrasında orkide bakımı nasıl olmalıdır?

 Çiçeklenme bittiğinde çiçek sapı 3 gözün 2 cm üstünden kesilir.Çiçeklenme bittikten sonra orkideniz yeni kökler çıkarmaya başlayacaktır.Haftalık olarak sulamaya devam edin.Bu dönemde herhangi bir orkide besini vs de kullanmayın .orkidelerde saksı değişimi için en uygun zaman çiçeklenmenin bittiği dönemdir.Çiçeklenme dönemi sonrasında bırakın kendini yenilesin ve dinlenme dönemine girsin. 

Orkidelerde tomurcuk dökülmesi neden olur?

 Orkideler, çevresel değişikliklere karşı çok hassastır. Strese girdiği durumlarda, besinini saplara, yapraklara ve köklere yönlendirmek için tomurcuklar dökerler. Tomurcuk dökülmeleri ; yanlış aydınlatma, sıcaklık dalgalanmaları, duman (sigara içilen ortamlar) veya zararlı enfeksiyonlar nedeniyle olabilir. Orkideler parlak doğrudan güneş ışığına dayanamaz, ancak çok düşük ışık seviyelerini sevmezler.Hava cereyanı , klima, ısı menfezleri ve hatta fırından etkilenip tomurcuk dökebilir. Meyvelerden çıkan etilen gazı bile bir orkideyi etkileyebilir. Zirai ilaçlar , fungisitler orkidenizde tomurcukların dökülmesine  sebep olabilir

Orkidelerde yapışkan damlacıklar neden olur?



Genelde ilk yapmanız gereken zararlı böcekler yönünden orkidenizi gözlemenizdir. Yaprak bitleri ve unlu bitler orkide bitkilerinde sık rastlanan zararlılardır.Bu zararlılar varsa orkideniz yapışkan damlacıklar üretebilir.Damlacık üretimine genelde havanın çok kuru olduğu ya da aşırı sulama yapıldığı durumlarda da rastlanabilir.Çözüm olarak hangisini yanlış yapıyorsanız onu düzeltmeniz önerilir.

Orkidelerin genel bakımıyla ilgili bilgi almak için lütfen burayı tıklayın.

Orkide hastalık ve zararlıları hakkında bilgi almak için de burayı tıklayın.

11 Şubat 2018 Pazar

Afrika Menekşesi

Afrika Menekşesi


Aslen tropikal kökenli bir bitkidir.Bu nedenle aydınlık , sıcak ve nemli olan iklim özelliklerinde iyi yetişirler.

Sulama



Genel olarak, Afrika menekşeleri, toprağı nemli tutacak kadar sulamaya ihtiyaç duyar, ancak fazla sulanmamalıdır. Çok fazla su Afrika menekşelerinizi kök çürüklüğü, taç çrüklüğü, külleme gibi ölümcül hastalıklara maruz bırakacaktır. Aşırı sulama ayrıca denitrifikasyona neden olabilir, yani bitkinin ihtiyaç duyduğu azotu almasını önler.

Su, oda sıcaklığında olmalıdır. Su çok soğuk olduğu zaman, Afrika Menekşelerinin köklerini etkiler ve yaprakların kıvrılmasına neden olur. Ayrıca, üstten sulama yaparsanız, soğuk su yaprak lekelenmesine neden olabilir.  Bu durumun tek istisnası, bitkilerin etrafındaki nemi hızlı arttırma amaçlı sisleme sulaması yapılabilir. Sisleme şeklinde sulama bitki güneşe maruz kalsa bile yapraklarda kahverengi lekelere neden olacak kadar damlalar bırakmaz.

Asla yumuşak suyu kullanmayın. Yumuşak su, tuz içeriğini arttırır. Bu, hem pH hem de toprak elektrik iletkenliğini değiştirecek ve böylece Afrika Menekşesinin suyu ve besin maddelerini alma kabiliyetini azaltacaktır.

Yüksek klorlu su kullanmaktan kaçının. Klor aslında fotosentezin gerçekleşmesi için gerekliyken, Afrika menekşesinin çok az, yani 70-100 ppm'e ihtiyacı vardır. Eğer klor kokusu alırsanız, bu suyu bitkileri sulamak için kullanmaktan sakının. Çok fazla klor içeren su kullanmanın sonuçları; yaprakların yanması ve çiçeklenmenin azalmasıdır. Çok klorlu suya sahipseniz ve alternatif bir kaynak yoksa, suyu ağzı açık bir kaba koyun ve klorun uçması için  bir gece bekletin.


Işık isteği

En yaygın karşılaşılan durum, Afrika menekşelerinin yeterince güneş ışığı almamasıdır. Bu gibi durumlarda,  Afrika menekşeleri çiçek açmayı durduracak ve yaprakları sarıya dönüşmeye başlayacaktır.Bitkinin yaprakları ve sapları uzayacaktır.

Yetersiz güneş ışığı zararlı olabilir, ancak çok fazla güneş ışığı da sorunlara neden olabilir.Çok fazla güneş ışığı yapraklar ve çiçekler üzerinde kahverengi lekeler üretecektir. Bu güneş yanığına benzeyen  nekroz şeklinde görülür. Buna ek olarak, çok fazla güneş ışığı yaprakların kıvrılmasına da neden olabilir ve alacalı yaprakları olan türlerin yaprakları tamamen yeşile dönebilir.

Afrika menekşeleri, dolaylı güneş ışığı aldığında en iyi performansı gösterir. Afrika menekşeleri, doğrudan güneş ışığına günün erken saatlerinde  dayanabilir diğer tüm durumlarda doğrudan güneş ışığından korunmalıdır. En iyi sonuçları elde etmek için, menekşelerinizi, günün çoğunu, yani batı veya güney pencereye yerleştirecekseniz ışıkların bir kısmını filtrelemek için jaluzilerinizi ayarlayın ya da ince bir perde kullanın. Yani güneşi filitreleyin.

Güneş ışığının süresi ve yoğunluğunun mevsime göre değişeceğini unutmayın. Kış aylarında, Afrika Menekşelerinizin normalde alacağı daha fazla güneş ışığı almasına izin vermeniz gerekebilir. Ayrıca, Afrika Menekşelerinizi her tarafta eşit miktarda güneş ışığı alacak şekilde döndürmeniz önemlidir. Haftada bir kez veya her sulamada bir tur döndürünüz. Eğer Afrika Menekşeleri bu şekilde döndürülmezse, ışığa doğru bükülmeye başlar ve pencereye en yakın kısımları daha fazla büyür. Bu reaksiyon Afrika Menekşelerinize özgü değildir. Neredeyse tüm bitkiler için geçerlidir.

Afrika menekşelerinde yapay aydınlatma


Afrika menekşeleri için yapay aydınlatma kullanacaksanız, ilk olarak  büyüme lambası seçerken, hem kırmızı hem de mavi spektrumlarda ışık yayılması sağlamak önemlidir. Kırmızı ışık, Afrika Menekşe çiçeklenmesi için gereklidir. Mavi ışık ise, fotosentezin gerçekleşmesi için gereklidir yani  yeşil yaprakların gelişimi ve bitkinin karbonhidrat üretimi (besin) yapmasıiçin hayati öneme sahiptir.
Yapay aydınlatma kullanırken bitkinin ışık kaynağına yakın olduğu durumlarda ışık yoğunluğunun artacağını unutmayın. Bu nedenle, yetiştirme ışığınızı bitki üzerindeki uygun mesafeye monte etmek önemlidir. African menekşeleri, büyüme ışığına çok yakınsa, çok fazla güneş ışığından, yani yaprak kavrulmasından kaynaklanan semptomlara benzer belirtiler göstermeye başlayacaktır.Yetiştirme ışıkları genellikle standart Afrika menekşelerinin tepesinden 50 cm üzerine monte edilmelidir. Yavru Afrika menekşeleri için, yetiştirme ışıklarının, bitkilerin üstlerinden yaklaşık 30 cm üstüne yerleştirilmeleri gerekir.

Işıklandırma için diğer önemli bir faktör ise Afrika Menekşesinin çiçek açması için her gün en az sekiz saat karanlığa ihtiyaç duyduğunu hatırlamak gereklidir. Afrika menekşeleri, florigen (çiçeklenme hormonu) üretmek için yeterli ışık süresine ihtiyaç duyarken, çiçeklenme hormonun etkili olması için aynı zamanda karanlığa ihtiyaç vardır.  Bu nedenle, Africaka menekşeleri, günde en fazla 16 saat ışık almalıdır. Ve sonuç olarak da 8 saat karanlık da gereklidir.

Sıcaklık ve Hava Kalitesi

Genel olarak, Afrika Menekşelerinin çevresindeki hava sıcaklığını 21 dereceye mümkün olduğunca yakın tutmalısınız. En azından sıcaklıkların 15 derecenin altına düşmemesine ve 27 derecenin üzerine çıkmasına izin vermeyin. Ayrıca, aşırı sıcaklık değişimleri daima önlenmelidir, ancak gece ve gündüz sıcaklıkları arasında hafif sıcak dalgalanmalarının bir önemi yoktur. Aslında, bazı Afrika Menekşesi melezleri en iyi şekilde çiçek açması  için 10 derecelik sıcaklık dalgalanmalara ihtiyaç duyar. Bununla birlikte, Afrika Menekşeleriniz aşırı sıcaklıklara maruz kalırsa, hatta kısa bir süre bile olsa şoka girebilir. Sıcaklık çok yüksek olduğunda, bitkinin büyümesi duracak;  yapraklar kurumuş ve titrek görünecek ve çiçekler düşmeye başlayacaktır. Sıcaklığın çok yüksek farkederseniz,ortamın ısısını kademeli olarak yaklaşık 21 dereceye düşürün. Bunu yaparken, sıcaklık değişiminin, terleme ve buharlaşma hızları üzerinde benzer bir etkiye sahip olacağını unutmayın. Bu nedenle, bitkilerinizin  aşırı ısıya maruz kalma süresine bağlı olarak, sulama sıklığını çoğaltmanız gerekebilir.

Sıcak hava Afrika menekşelerinin her ne kadar şoka girmesine sebep olsa da soğuk hava kadar ölümcül etkilere sebep olmaz.Soğuk havadan etkinen bitkilerin yapraklarıve çiçekleri hızla solgunlaşmaya başlayacaktır.Soğukluk derecesi arttıkça ve aşırı nem de varsa, taç çürüklüğü- kök çürüklüğü gibi ölümcül hastalıklara sebep olan mantarların gelişmesine davetiye çıkarır.Kökler çürür, bitkinin gövdesi kahverengi bir renk alır .Kök çürüklüğü 36 saat gibi oldukça kısa bir zamanda hızla gelişebilir.

Afrika menekşelerinde kök çürüklüğü tedavisi

Afrika Menekşeniz soğuk hava koşullarına maruz kaldıysa, bitkiyi hemen sıcak bir yere taşıyın. Sonra, kararan ve yumuşayan  tüm dokuları çamaşır suyu ile dezenfekte ettğiniz bir bıçak ile keserek çıkarın, ardından kesilen yerlere hidrojen peroksit ( oksijenli su) veya toz tarçın sürebilirsiniz.Bu işlem çürümenin yayılmasını önleyecektir. Sulama ve gübrelemeyi de bırakın ve  yüksek nemli bir alanda bitkinizi muhafaza edin. Bunu yapmak için Afrika Menekşenizi şeffaf bir plastik pet bardak içine yerleştirin ve üzerine şeffaf streç film ile kapatabilir veya ters olacak şekilde başka bir bardak kapatarak sera ortamı oluşturabilirsiniz. Afrika Menekşe hayatta kalacaksa, birkaç gün içinde iyileşme belirtileri göstermeye başlaycaktır. Bununla birlikte, tam iyileşmesi için Afrika menekşenizi yaklaşık bir hafta boyunca sera ortamında tutmalısınız.

Nem isteği

Nispeten ılık sıcaklıklarda olduğu gibi, nem de, Afrika menekşelerinin sağlığı için hayati önem taşır. Doğal yaşam alanlarında, Doğu Afrika'nın Usambara Dağlarında, nispi nem genellikle yaklaşık yüzde 70 ila 80'dir. Bu nem seviyesini evde korunması zor olsa da, Afrika menekşelerinizde en az% 50 ila% 60 nem sağlamaya çalışmalısınız. Nem seviyesi bu değerlerden çok daha düşükse, Afrika Menekşesinin terleme hızı su emme kabiliyetinden daha büyük olacaktır. Sonuç olarak, tomurcuklar açılmayacak, bitki büyümesi yavaşlayacak ve yapraklar kurumuş ve sararmış görünmeye başlayacaktır.

 Afrika Menekşelerinde nem miktarını arttırmanın bir çok yolu vardır. Öncelikle, Afrika Menekşelerinizi bir araya getirerek uygun bir mikro iklim yaratabilirsiniz. Bu, kendi başına, bitkilerinizin çevresindeki nemi yüzde 15 oranında artırabilir.. Yüksek nemi korumak şart olsa da, muhtemel tehlikeli mantarların büyümesini önlemek için Menekşelerinize yeteri kadar hava dolaşımı sağlamak ve yetişmek için de yeterli alana sahip olmanız da önemlidir.Nemi arttırmanın diğer bir yolu da orkidelerde olduğu gibi nem tepsisi hazırlamaktır.

Gübreleme 

İyi bir Menekşe besini, yaklaşık olarak eşit miktarda birincil besinler, azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K) içermelidir. Bu elementler normal olarak ön etikette bulunur ve örneğin 14-12- 14, standart Afrika Menekşeleri için önerilen formüldür.Yavru Afrika Menekşeleri, genellikle biraz farklı bir forma ihtiyaç duyacaktır. Yavru menekşeler için  7-9-5 NPK'lı bir gübre önerilir.

Aslında Afrika Menekşeleri için üretilen birçok gübre, menekşeler için zararlı olabilecek tuzları içerir.Örneğin Üre, yaygın olarak kullanılan azot kaynağıdır çünkü ucuzdur ve kök yanıklığına neden olduğu bilinmektedir. Kök yanıklığının neden olduğu hasar Africa menekşelerinin  su ve besin maddelerini düzgün bir şekilde emme yeteneğini azaltır. Bunun en bariz belirtileri soluk yapraklar ve azalan çiçeklerdir.Bu nedenle, African Violets için uygun bir gübre seçerken üre azotu içermediğinden emin olun. Bu, gübre etiketindeki Garantili Analiz'e bakarak kolayca tespit edilebilir.

Menekşelerinize gübre seçerken, yüzde 100 suda çözünür olduğundan emin olun.  Menekşe gübreleriniz yüzde yüz suda çözünür değilse,tüm besin öğelerini absorbe edemeyebilir. Yani bitkiniz fayda yerine zarar görür.Toprakta tüm elementler birikir ve kirliliğe sebep olur.

Gübrelerdeki Birincil besin maddeleri olan azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K), Afrika Menekşeleri ve diğer bitkiler tarafından normal büyüme ve üreme için gerekli olan 16 elementin üçünü temsil eder. Diğer 13 temel element bor (B), kalsiyum (Ca), karbon (C), klor (Cl), bakır (Cu), hidrojen (H), demir (Fe), magnezyum (Mg), manganez (Mn) , molibden (Mo), oksijen (O), kükürt (S) ve çinko (Zn) içerir. Bunlardan kalsiyum, magnezyum ve sülfür bazen ikincil besinler veya elementler olarak adlandırılırken karbon, hidrojen ve oksijen genellikle serbest element olarak adlandırılır, çünkü bunlar normal olarak hava ve sudan elde edilir.

 Esas elementlerin her biri önemli bir işleve sahiptir. Bu unsurlardan herhangi birinin yokluğunda, Afrika Menekşesi düzgün büyüyemez veya çoğalamaz. Birincil öğelerden azot, genel büyüme ve yeşil yaprak ve sapların gelişimi için önemlidir. Fosfor, sağlıklı köklerin üretiminde yardımcı olur ve çiçek üretiminde hayati bir rol oynamaktadır. Potasyum, bitki karbonhidratlarının, bitki enerjisini veren bileşimlerin birikimi ve taşınması için gereklidir.

İkincil elementlerden, kalsiyum genel büyüme ve çiçek gelişiminde önemlidir. Magnezyum, fotosentezin ve klorofil üretiminin düzgün işleyişi için gereklidir. Kükürt, proteinlerin sentezinde önemli bir rol oynar ve bir Afrikalı Menekşe'nin hastalığa karşı direncini arttırmaya yardımcı olur.

Serbest elementler, karbon, hidrojen ve oksijen, fotosentez sırasında üretilen bitki karbonhidratlarının bileşenleri. Geriye kalan yedi elementten bor, genel büyüme ve çiçek gelişiminde önemlidir. Demir, klorofil üretiminde bir katalizör sağlar. Klor, bakır, manganez, molibden ve çinko fotosentezde önemli bir rol oynarken bakır da besin maddelerini kullanılabilir enerji kaynaklarında metabolize eder.

 Bu sınıflandırmalar, basitçe, bir bitkinin belirli bir öğenin ihtiyaç duyduğu miktara göre ayırt etmeye yardımcı olur, herhangi bir öğenin diğerlerinden daha az önem taşıdığı anlamına gelmez. Örneğin, büyük elementlere kıyasla, bitkiler çok düşük miktarlarda mikro besin öğelerine ihtiyaç duyar. Tamamen, dokuz büyük element ve yedi mikrobesin vardır. Ana unsurlar kalsiyum, karbon, hidrojen, magnezyum, azot, oksijen, fosfor, potasyum ve sülfürdür. Mikrobiyotikler bor, klor, bakır, demir, manganezdir.

Afrika menekşelerinde saksı değişimi



Birçok başarılı Afrika Menekşe yetiştiricisi yılda bir-iki kez toprak ve saksı değişimini önermektedir.Saksı değişimi için en sık önerilen yöntem kalıp saklama yöntemidir. Yöntem çok basit olmakla birlikte, aynı zamanda yeniden kök gelişmesinin neden olduğu şok potansiyelini en aza indirir. İlk adımınız, uygun bir kap ve iyi bir saksı toprağı seçmektir. Bunu yaptıktan sonra, yeni saksınızı alıp, yükseklik farkını telafi etmek için altta yeterli miktarda menekşe toprağını koyun. Yeni saksınızı hazırlarken saksı büyüklüğünün bitki çapının 1/3i olacak şekilde seçtiğinizden  emin olun.
Yeni saksınızın altına toprağı koyduktan sonra, Afrika Menekşenizi mevcut saksısından çıkarın. Bunu yapmak için elinizi tencerenin üstüne koymanız yeterlidir, bitkinin tacı parmaklarınız arasında kalsın. Bunu yaparken yaprakların veya sapların herhangi birisine zarar vermemeye özen gösterin. Sonra, saksıyı ters çevirin. saksınız plastik ise, kök topunu gevşetmek için alt kısmını itmeniz yeterlidir. Saksınız çömlek ise, kök topunu gevşetmek için potun altına hafifçe vurun.Bu durumda ise yaramazsa toprağı sulayıp saksı değişimini yapabilirsiniz.Menekşenizi altına toprak koyduğunuz yeni saksısına naklettikten sonra etrafında kalan boşlukları toprak ile doldurun ve can suyunu verin.

Bir çok menekşe yetiştiricisi  saksı değişiminden kaynaklanan şoku azaltmak için saksının üzerine şeffaf bir poşet geçirerek 3-4 gün bekletmeyi önerir.

Afrika menekşeleri için toprak 



Afrika menekşeleri için iyi bir saksı toprağı aslında hiçbir tuz içermez. İyi bir saksı toprağı çok hafif ve gözenekli, toprağı nemli tutarken havalandırmayı geliştiren, ancak hantal olmayan bir kalitede olmalıdır. Böyle bir saksı toprağı içeriği  spagnum  yosunundan (turba) yapılmış olmalı, perlit , vermikülit ve strafor parçaları (köpük) içermelidir. Bu, karışım toprağın düzgün havalandırılmasına katkıda bulunurken hafif ve gözenekli olmasını da sağlar. Buna ek olarak, turba yosunu kendiliğinden çok asidik olduğundan, pH'ı düzeltmek için az miktarda kalsiyum karbonat veya bir miktar kireç eklenecektir. Afrika menekşeleri için pH değeri 5.8 ile 6.2 arasında olmalıdır.Toprağının pH'sı önemlidir, çünkü eğer çok yüksek veya çok düşükse, Afrika menekşeleri besin maddelerini düzgün bir şekilde ememez.