21 Mayıs 2018 Pazartesi

STREPTOCARPUS ÇİÇEĞİ BAKIMI

STREPTOCARPUS ÇİÇEĞİ BAKIMI


Çoğunlukla Güney Afrika'dan gelen ve ormanlık nemli ve gölgeli alanlarda büyüyen, bol miktarda aydınlık fakat direkt güneş ışınlarından hoşlanmayan bitkilerdir. Bitkileriniz evin içinde bulunuyorsa, onları tutmak için en iyi yer doğudan güneye doğru bakan bir penceredir . Ya da perde ile pencereden gelen çok miktarda ışığı filitreleyin. Direkt güneş ışığında bitkinin yaprakları kavrulabilir.

Streptocarpus Çiçeği Sulama - Streptocarpus çiçeğinde sulama için 2 metod önerilir. Birincisi üstten sulama ile  bitki çok kuru, hatta solgunken yapılan sulanmalıdır. İkinci olarak alttan menekşe ve orkide de olduğu gibi su dolu bir kaba saksı oturtularak sulama yapılabilir. Damıtılmış, filtrelenmiş veya ters ozmoz suyu kullanın. Streptocarpusun sulanmasında en önemli nokta toprak tamamen kurumadıkça sulanmamasıdır. Streptocarpus çiçeğinin kökleri çürümeye yatkındır.

Streptocarpus Çiçeği Işık - Bitkiye uygun ışığı verin. Pencere pervazına sahipseniz sabah veya  öğleden sonra ışığı en iyisidir. Bu duruma en uygun pencereler doğu veya gölgeli güney cepheli pencerelerdir.. Günün öğle saatlerinde veya Batı'ya maruz kalma sırasında doğrudan gelen güneşten kaçının.

 Streptocarpus Çiçeği Besleme - Çoğu yetiştirici, her sulama ile  20.10.20 NPK lı gübre karışımı kullanır. Bitkiyi beslerken hazırladığınız NPK lı suya saksıyı oturtarak alttan sulama tercih etmelisiniz.  Her dört ila altı haftada, kullandığınız gübre tarafından bırakılan tuzları temizlemek için sadece su kullanın.

 Streptocarpus Çiçeği Saksı Değişimi - Bitkinizin toprağını her altı ila dokuz ayda bir değiştirmeniz önerilir.Sık sık gübreleme önerildiğinden toprak değişimi gereklidir. Saksıyınızı değiştiriken mutlaka sadece 1 boy daha büyük saksı kullanın. Saksı tercihi olarak mutlaka drenaj delikli  ve derin olmayan çömlek saksılar olmalıdır.

Streptocarpus Çiçeği Bakımı - Solan çiçeklerin yapraklara düşmesine ve orada kalmasına izin vermeyin. Bu durum çürüme ve hastalığı davet edecektir. Eski, sararmış veya sağlıksız yaprakları temizleyin.  Streptocapus çiçeğinizin  özellikle sonbaharda yaprak uçları kahverengileşecektir . Bu durum oldukça doğaldır, ancak steril bir makas veya neşter kullanılarak kesilmelidir.

Streptocarpus Çiçeği Sıcaklık İsteği- Streptocarpus çiçeğinin  sıcaklık aralığı 15 ila 25 derece arasındadır. Çoğu streptocarpus türü serin hava tercih eder. Normal ev sıcaklıklarına çok uygundur, ancak yapraklarda küf gibi sorunlara neden olabilecek ani sıcaklık değişimlerinden kaçının. Odanız mutlaka havadar olmalı ve gece sulamalarından kaçınmalısınız.

Streptocarpus Çiçeği  Toprak İsteği- Kaliteli menekşe  toprağı kullanabilirsiniz. Toprak karışımında mutlaka turba, perlit, biraz vermikülit ve biraz odun kömürü olduğundan emin olun. Ucuz bir saksı toprağı satın almak yerine, bu tür bitkiler için uygun toprak bitkinin sağlığı için oldukça önemlidir.

Kış döneminde çoğu streptocarpus türü uykuya dalar. Bu dönemde gübrelememeli ve suyu oldukça azaltmalısınız.

Streptocarpus çiçeği nasıl çoğaltılır ?

Strepto carpus en iyi yapraktan hazırlanan çelikle üretilir. Oldukça kolaydır.


Yöntem 1: Tüm yaprağın kullanımı: En kolay yöntemdir, ancak yalnızca bir bitki alırsınız. Yaprak tabanına  köklendirici bir jel ve bir kürdan kullanın. Daha sonra çürümeyi önlemeye yardımcı olmak için yaprağı tarçına daldırın. Yaprak tabanını yaklaşık 2,5 cm  derinlikte toprağın yerleştirin ve iyice sulayın. Yaprağın tamamen toprağa değmemesi için kürdan gibi bir şeyle destekleyin. Sıcaklık 25 derecenin üstünde ise sera ortamına gerek yok ancak 20 derecenin altındaki sıcaklıklarda şeffaf bir poşete geçirerek sera ortamına alabilirsiniz.yaklaşık bir ay sonra yaprağınız köklenir ve yavru yapraklar görünmeye başlar. 3 ay sonunda yeni çiçek açabilecek boyutta streptocarpusunuz olacaktır.







Yöntem 2: Bu biraz daha yavaş bir işlemdir, ancak birden çok bitki istendiğinde yararlıdır. Kesim olarak kullanılan yaprak, her biri yaklaşık 5 cm  uzunlukta (yandaki resimde gösterildiği gibi) birkaç parça halinde çapraz olarak kesilmelidir. Bir yapraktan elde edilen sayı, açıkça, seçilen yaprağın boyutuna bağlı olacaktır. Yaprak bölümlerinin doğru şekilde dikildiğinden emin olun. Yukarıdaki gibi derinlikte ekim yapın ve sıcaklık şartlarına uyun.





Yöntem 3: Yaprağın ortadaki ana damarını çıkararak , yaprağın her iki tarafını (kesilmiş tarafı aşağı) toprağın içine bırakabilirsiniz. Bu şekilde yavru üretimi biraz daha uzun sürer, ancak yaprakların her iki kenarı boyunca tonlarca bebek üretilebilir. Yavru sayısı çok fazla sayıda olur. Yine yukarıda bahsettiğim ısı ve ışık koşullarına uymalısınız.

5 Mayıs 2018 Cumartesi

Bitkilerde gübre ve gübreleme

Bitkilerde gübre ve gübreleme

Ne kadar anlatmak zor olsa da elimden geldiğince gübreleme konusunu özetleyemeye çalışacağım. Konu oldukça uzun bununla beraber gübreleme nasıl yapılır, gübre çeşitleri,gübrelemenin etkin olması için neler gerekli, gübre ne zaman verilir,gübre uygulamları ve en çok merak edilen konulardan biri yapraktan gübre nasıl verilmelidir sorularını elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım. Sağlıklı bitkilerin büyümesine yönelik olarak, multivitaminlerin neden, nasıl ve ne zaman uygulandığı hakkında kısa açıklamalarla konuya başlayalım.

Tüm karma gübrelerde üç ana kimyasal element bulunur:
N = Nitrojen, klorofil üretimini  uyararak sağlıklı yaprak büyümesini teşvik eder.
P = Fosfor köklerin, gövdelerin, çiçeklerin ve meyvelerin güçlü gelişimini destekler.
K = Potasyum, bitkilerin gıdalarını üretmelerine , hastalıklara karşı direnç kazanmasına ve canlı renkte çiçekler oluşmasına yardımcı olur.

Bitkilerin neden gübrelere ihtiyacı vardır?

Bitki büyümesi için gerekli olan besinlerin tamamı toprakta  veya havada bulunur .Gübrelemede asıl nokta, tüm bitkilerin toprakta veya havada bulunan ana besin maddelerine erişememesidir. Her toprak tipinin  besin bileşemi farklıdır, bu nedenle  bitkinin hangi gübreyi istediğini düşünmeden önce, bir bitkinin yetiştiği toprağı düşünmeliyiz. Yoğun tarım, inşaat ve trafik gibi faaliyetler, bitkilerin kullanabileceği besinleri sınırlayarak toprak kimyasını ve yapısını değiştirebilir. Bazı durumlarda, besin maddeleri doğal olarak seçtiğimiz toprakta bulunmayabilir veya bulunan vitamin ve mineraller zamanla azalabilir. Bu nedenlerden dolayı, bizler, bitkilerin ekili olduğu topraktaki elementleri yenilemeli, değiştirmeli veya vitaminlerim emilimini arttırmalıyız.

Gübreleme , her zaman iyi sonuçlar vermez . Bitkilerinizin aşırı beslenmesi mümkündür. Çok fazla gübre zarar verebilir ve hatta bitkilerinizi bile öldürebilir. Herhangi bir gübre uygulamadan önce, mümkün ise toprağınızı ve bitki yaprağını test ettirmeli, böylece bitkinizin gereksinimlerine uygun türü ve formülü seçebilirsiniz. Bunu sağlayabilirsek, bitkilerimiz daha büyük çiçekler, daha büyük yapraklar ve daha büyük meyve ve sebzeler ile bizi ödüllendirecektir.

Hazır gübreler; tanecikli ( granül) , toz ve sıvı formatta olabilir.

Tanecikli ( Granül) gübre

 Bitkiye yavaş yavaş besin sağlar, ancak uzun ömürlü olma avantajına sahiptir. Büyük alanlarda bitki ekiminden önce tarım aletleriyle toprağa serpilebilir . Ağaçsı bitkilerin etrafına özellikle kök etrafına daire şekilde uygulanabilir ya da süs bitkilerinde olduğu gibi saksı toprağında kullanılabilir.

Toz veya Sıvı gübreler


Suda çözünebilen bu  gübreler daha hızlı etkilidir, daha hızlı emilirler ancak daha sık uygulanmalıdır.
Toz veya sıvı gübre ister sulandırılarak topraktan veya yapraktan verilebilir. Daha çok sebze ve süs bitkisi yetiştiriciliğinde granül gübrelerle beraber kullanılır.Avantajı şudur; bitki kökleri topraktan alabilmesi için sağlıklı bir kök gelişimi, herhangi bir kök hastalığının olmaması veya toprağın uygun ph değerinde olması gereklidir.Bu durumlar sağlanamadığında , toprakta bulunan besin bitki tarafından alınamaz. Özellikle Demir, Magnezyum, Çinko gibi elementlerin verilmesi açısından oldukça faydalı olur.


Tüm bitkilerin ihtiyaç duyduğu üç temel element nitrojen, fosfor ve potasyum veya N-P-K olup, bunların oranı paketin üzerindeki sayılardır. Örneğin, 20-20-20 arası etiketli genel amaçlı bir gübre, her kimyasal elementin (N, P ve K) toplam formüle ağırlıkça yüzde 20 katkıda bulunduğunu gösterir (geriye kalan yüzde 40'ı inert materyallerden ve eser elementlerden oluşur) .

Her amaç için farklı NPK oranlarında gübre üretilmiştir. Çiçek üretimini arttırmak istiyorsanız, çiçek geliştiren fosforca  yüksek olan 15-30-15 içerikli bir gübre kullanmalısınız. Çimlerinizi yeşertmek istiyorsanız, azot oranı yüksek olan 25-6-4 gibi bir karışım seçebilirsiniz. Artık nerdeyse her bitkiye özel gübreler pek çok firma tarafından üretilmekte. Gübre alırken mutlaka N-P-K oranını dikkatlice okuyarak almalısınız.

N-P-K'ye ek olarak, çoğu gübre bitki sağlığı için önemli olan iz ( eser) elementler  içerir.  Gübrelerde ana eser elementler kalsiyum, magnezyum, demir, bakır, manganez, çinko, molibden, bor ve sülfürdür (genellikle bu maddeleri ayrı ayrı satın alabilirsiniz). Bu elemantlerden herhangi biri eksikse, bir bitki karakteristik eksiklik belirtileri gösterebilir. Örneğin demir eksikliği, şelatlı demir tozuyla ( demir sülfat) kolayca düzeltilebilen kloroz (yeşil damarlı sarı yapraklar) neden olur.

Günümüzde hem organik (bitkisel ve hayvansal) hem de inorganik (kimyasal olarak türetilmiş) çok sayıda gübre çeşidi bulunmaktadır. Çoğunlukla ticari olarak üretilen inorganik gübreler olsa da, halen hayvansal ( koyun-keçi) ve ya bitkisel (kompost)organik gübrelerde  kullanılmaktadır. Hayvansal gübreler iyice yanmış olmalı ve bitkisel gübreler de usulune uygun olarak hazırlanmalıdır. Kompost yapımı uzun zaman alır ve çeşitli düzeneklere ihtiyaç vardır.İleride ayrıca konu olarak da anlatmayı planlıyorum.

Gübre nasıl seçilir ?

 Her türün avantaj ve dezavantajları vardır. Tanecikli gübre, bitkiye yavaş yavaş besin sağlar, ancak uzun ömürlü olma avantajına sahiptir. Bitki gübredeki besini kullanmadan önce su ile parçalanması gerektiği için, granül gübreler, suda çözünen tipler kadar hızlı bir şekilde toprağa sızmazlar. Suda çözünebilen gübreler daha hızlı hareket ederler fakat daha geçicidirler, yani granüler tipten daha sık uygulanmaları gerektiği anlamına gelir.

Her iki gübre çeşidi de etkilidir, dolayısıyla seçtiğiniz bitkilere hızlı ama sık sık uygulanıp uygulanmayacağı  veya uzun süreli beslenmeye bağlı olup olmadığınıza bağlıdır.

Gübre uygulanırken dikkat edilecekler

Granül ve suda çözünen gübrelerin uygulanmasının birkaç yolu vardır, ancak bunları uygularken uyulması gereken birkaç genel kural vardır. Rüzgarlı veya yağmurlu günlerde gübre uygulamaktan kaçının. Bu yanlış ve etkisiz olmasına neden olabilir. Toprak çok kuru olduğunda granül bir gübre uygulamayın , direkt köklerle temas etmesin (özellikle fidelerde) ve bitki yanmasını önlemek için uyguladıktan sonra iyice sulayın.

Gübre ne zaman verilir?

Ne zaman gübre uygulanacağını bilmek doğru gübreyi kullanmak kadar önemlidir. Gübreyi, bitkinin kullanabileceği bir zamanda uygulayamazsanız, genelde fazla yararı yoktur. Çoğu bitki ilkbaharda , yıllık olarak ( granül gübrelerin 9 ay etkili olanları )ile gübrelenmelidir. Ama uygulamadan önce mutlaka bahar yağmurlarının bitmiş olması gerekli , çünkü gübreniz erken eriyecek ve gereksiz olarak besinler toprağa karışacak, tamamı bitki tarafından kullanılamayacaktır.

Ağaçlar ve çalılar, özellikle de çiçeklenmeden önce ilkbahar başında granül gübreler ile gübrelenmelidir. Bazı ağaç fidanları sonbaharda ekilirken de gübreleme uygulanabilir.Soğanlı bitkiler sonbaharda yine ekim yapılırken granül gübre ile saksıya koyarak gübrelenebilir veya hayvansal gübrelerde kullanılabilir.

Güller genelde granül , hayvansal gübre le gübrelenmeyi severler.Gübreleme konusunda oldukça iştahlıdır. Yapraktan veya topraktan toz ve ya sıvı gübre haftalık olarak gübrelenebilir.

Yapraktan gübre nasıl uygulanır ?

Öncelikle hafatalık veya aylık beslenmesi gereken bitkilere uygun ve aldığınız ürünün etiketinde yapraktan verilmeye uygundur yazan tercihen dengeli ( 20-20-20 ) gübreler, ürünüzün seyreltme talimatına uyarak sulandırılır. Tüm bilgiler etikette yazar. Uygulamada ev için sprey şişesine konur ve damlacık olarak mümkün olduğunca ince ayarda olmalı. Mümkünse sisleme dediğimiz ayara getirilmelidir.

İlk defa uygulayacaksanız mutlaka bitki yapraklarının bir kısmında deneme yapın.Sonrasında sabah erken veya geç serin saatlerde ve yağışsız- rüzgarsız günlerde , güneş iyice doğmadan önce bitkilerinizi yaprak altları başta olmak üzere bitkinin tüm yapraklarına  hazırladığınız sulandırılmış gübreyi uygulayın.Genelde bitki bakımlarını yazarken haftada kaç kere gübreleneceğini mutlaka yazmaya çalışıyorum.İlgili bitkileri blogumdan okuyarak bu bilgiye ulaşabilirsiniz.

Ayrıca özellikle belirtmek isterim ki ; son dönemde orkidelerimi genelde yapraktan besliyorum ve artık daha sağlıklı bir şekilde beslenebiliyorlar.Bildiğiniz üzere orkidelerin kök sistemleri oldukça narin .Birde üstüne köklerde sıkıntı varsa gübre vermeniz çoğu zaman bir işe yaramıyor hatta kök sağlığını daha da bozuyor bu anlamda yapraktan gübre vermek oldukça iyi bir etki sağlıyor. Yalnız tek dikkat edeceğiniz nokta fazla spreyleme yaptığınızda yaprak aralarında sıvı birikebiliyor , bu biriken suları mutlaka peçete ile almalısınız.


30 Nisan 2018 Pazartesi

Terlik orkide (Paphiopedilum)

Terlik orkide (Paphiopedilum)


Paphiopedilumlar görünüşleri nedeniyle "terlik orkide" olarak adlandırılırlar. Evde bakımları oldukça kolaydır ve yetiştirilmeleri Afrika menekşelerine çok benzer.

Genelde Ağustos ayı gibi çiçeklenme dönemine girerler ve sonbahara kadar 6-8 hafta çiçekli kalırlar.Diğer orkide türlerinde olduğu gibi çiçeklenme için gece ve gündüz sıcaklık farkının olmasına ve 15-18 derece civarlarında gece serinleyen ısıya ihtiyaç duyarlar.

Sulama ve nem

Sulama bitkinizin ekili olduğu toprağa yani substrata bağlı olarak değişir.Phalaneopsis orkideler gibi ağaç kabuklarından oluşan substrata ekilebilir veya bu karışıma biraz spangium yosun eklenebilir.Sulama bitkinizin kabuklu veya sfagnum yosun karışımı ve ışık - ısı miktarında  bağlı olacaktır. Terlik orkideler (Paphiopedilum), diğer bazı orkide türlerinden daha sık sulamaya ihtiyaç duymaktadırlar çünkü su depolamak için hiçbir psödobulbe sahip değildirler. Kabuk daha az su tutar, bu yüzden daha sık sulama gerektirir - her beş günde bir genellikle yeterlidir. Eğer bitkiniz yosunlu bir karışıma ekilmiş ise köklerin çürümesini önlemek için aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Yosun daha çok su tutar bu yüzden sık sulamadan kaçınmalısınız.

Sulama yaparken, suyun bir dakika boyunca saksıdan akıp gitmesi lazım. Terlik orkide (Paphiopedilum) saksısını lavaboya yerleştirin ve ılık su kullanın. Saksıdaki suyun tamamen akıp gitmesi gereklidir. Tuzla yumuşatılmış veya damıtılmış su kullanmayın.Tercihen içme suyu Terlik orkideler  (Paphiopedilum) için oldukça uygundur.Sulama yaparken bitkinizi böcek , akar gibi akarlar açısından mutlaka gözlemleyin, sararan yaprakları temizlemeyi unutmayın.

% 45 ila% 70  arasındaki nem oranları Terlik orkideler (Paphiopedilum)için  oldukça uygundur.

Işık

Terlik orkideler (Paphiopedilum) "düşük" ışı isteği olan orkideler grubuna aittir. Doğu penceresi idealdir; Batı veya güney pencereleri, perdeyle gölgelenmişse  kullanılabilir. Bitki çok fazla ışık alıyorsa bunu yapraklarından  anlayabilirsiniz. Kenarlarda kırmızımsı bir leke, bitkiniz için daha fazla gölge sağlamanız gerektiği anlamına gelir. Eğer Terlik orkideniz (Paphiopedilum)  çiçek açmıyorsa, yeterince ışık almadığından olabilir. Yapraklar çok soluk veya sararmışlarsa, bitki çok fazla ışık alıyor demektir. (Afrika Menekşeleri ile yaklaşık olarak aynı ışık yoğunluğu tercih edilir.)

Sıcaklık

Paphiopedilumlar sıcaklık isteği olarak iki farklı gruba ayrılır, sıcak ve soğuk sevenler. Benekli yapraklı türler ılıman bölgelerde yetiştirilir ve ev ortamında yetiştirilmeye oldukça uygundur.  İdeal olarak, gece 15-18 derece ve gün boyunca 25-30 derece en uygun sıcaklıklardır. Pencereye yakın sıcaklıkların genel ev sıcaklığından daha soğuk veya daha sıcak olacağını unutmayın. Terlik orkideler (Paphiopedilum), ılıman iklimlerde dışarıda yetiştirilebilir. Bitkiler  40 derecelere kadar sıcaklıklara dayanabilir.

Daha koyu yeşil ve düz yapraklı soğuk seven türleri ise 12-15 derece gece sıcaklığı ve 23 dereceyi aşmayan gündüz sıcaklığı ister. Soğuk seven Terlik orkide (Paphiopedilum)  türü çoğunlukla Hindistan'dan gelmektedir

Satın aldığımız türler genelde bu iki türün melezleridir. İdeal olarak, gece 15-18 derece ve gün boyunca 25-30 derece en uygun sıcaklıklardır. Düzenli olarak sulandıklarında, gölgelendiklerinde ve nemli koşullarda tutuldukları sürece, yaz sıcağını iyi tolere ederler. Benekli yapraklı  olan çeşitleri, iyi bir bakımla  yılda iki kez çiçek açabilir.

Daha önce söylediğim gibi artık o kadar iyi melezler üretiliyor ki  hem daha çok çiçeklenme (yılda 2 veya 3) gösterebiliyor, hem de çiçeklenme zamanı oldukça uzun oluyor.( Paphiopedilum Pinocchio)


Gübreleme

Terlik orkideleri (Paphiopedilum) gübrelemek için herhangi bir dengeli orkide gübresi ( 20-20-20, vb.) kullanılabilir. Gelişme döneminde  seyreltilmiş gübre her hafta uygulanabilir. Ayda bir kez saksı karışımından birikmiş tuzları temizlemek için temiz su kullarak yıkama yapmalısınız.

İpuçları

Terlik orkidenizin (Paphiopedilum) etrafındaki nemi artırmak için suyla dolu çakıl taşları kullanın. Saksıda su kalmamasına dikkat edin çünkü kalan su kökleri kolayca çürütebilir.

Terlik orkidenizi (Paphiopedilum) bitkilerinizin çok olduğu yerlere koymayın. Bitki kalabalığı böcek istilası ve mantar ile ilgili sorunlara yol açabilir.Kışın özellikle küçük bir fan, Terlik orkidenizin (Paphiopedilum) etrafında  hava sirkülasyonunun sağlanmasına yardımcı olacaktır. Tüm orkide türleri için havalandırma şarttır.

Terlik orkidenizin  (Paphiopedilum) çiçekleri bittiğinde, çiçek sapını yaprakların hizasından  kesin. Sulama ve gübrelemeye devam edin ve bir yıl içinde yeniden çiçeklenme görülecektir. bazı türleri sürekli çiçek verir. Yıl içinde pek çok kere çiçeklenmesi söz konusudur.

Saksı değişimi her ilkbaharda yapılmalı içi boş, çürümüş , kahverengi kökler temizlenip, fungusitlenip yeni saksı harcına dikilmelidir.Saksı tercihi olarak şeffaf saksılara ihtiyaç yoktur. Plastik saksılar tercih edilebilir ancak mutlaka bol drenaj delikli olmalı ve kökler iyi havanlamalıdır.. Substrat olarak ağaç kabuğu ve varsa spangium yosunu karışımı uygundur.


29 Nisan 2018 Pazar

Cymbidium orkideler


Cymbidium türü Orkideler

Cymbidium orkideler , özellikle kesme çiçekçilikte veya  uzun ömürlü çiçekleri için tercih edilir. İki ana tip cymbidium vardır ; standart ve minyatür olanlar. Yaz gecelerinin ılık (21 derecenin üzerinde) olduğu yerlerde, sadece minyatür cymbidiumlar tavsiye edilir, çünkü sıcak havaya dayanıklı ve sıcak havalarda da çiçek açabilir.

Işık, cymbidiumlar için önemlidir. Yüksek (aydınlık)ışıklı ama serin sıcaklıklara ihtiyaç duyarlar. Özellikle yaz aylarında yüksek yaz sıcaklıkları bitkilerin çiçeklenmesini engelleyebilir. Bitkilere mümkün olan azami güneş sağlanmalı,ancak cymbidium yaprakları yanmamalıdır. Günün ortasında sadece hafif gölge veya yaklaşık yüzde 20'lik gölge anlamına gelir. Serin bölgelerde , tam güneş tolere edilir. Yapraklar koyu yeşil değil, elma rengi yeşil (açık yeşil )olmalıdır.

Sıcaklık  standart ve minyatür cymbidiumlarda bir diğer kritik faktördür. Yaz aylarında, standart cymbidiumlar genellikle gündüz sıcaklıklarında 25 ile 30 derecesinde olmalı, ama yaz mevsimi boyunca ve  sonbaharda (Ağustos-Ekim) çiçek açması için gece sıcaklığı 15 derece olmalıdır. Kışın en uygun sıcaklıklar gece boyunca 12-15 derece  ve gün boyunca 18-23 derece arasında olmalıdır. Bitkiler tomurcukdayken, sıcaklıklar 18-23 derece arasında olabildiğince sabit olmalıdır. Minyatürler, standartlardan  beş ila 10 derece daha yüksek sıcaklıklarda durabilirler. Çoğu cymbidium hafif donları tolere edebilir ve hayatta kalabilir, ancak bu önerilmez. Sıcaklık 4 dereceye düştüğünde içeriye getirin. Ilıman iklimlerde, yıl boyunca dışarıda yetiştirilebilirler. İçeride aydınlık ve serin bir yer, kış ayları için en iyisidir.Tomurcuk düşmesini önlemek için çiçek salkımı gelişimi sırasında sıcaklığı 15 ° C'nin altında tutun. Bitkileri  daha sıcak bir ortama taşımadan önce çiçekler açılıncaya kadar bekleyin. Çiçeklenme genellikle altı ila sekiz hafta sürer. Çiçekler solunca, çiçekli gövdeyi tabandan  kesin.

 Genellikle ilkbahar ve yaz ayları tüm bitkilerin gelişim gösterdiği dönemdir.Cymbidiumlar da bu süre zarfında  fazla suya ihtiyaç duyarlar. Büyüme mevsiminde sulamayı arttırarak, cymbidiumun toprağını nemli tutun. Psödobulblar yaz sonunda geliştiğinde suyu azaltın. Kış aylarında çok az nemli tutun.Tercihen kurudukça sulayın.

Açık havada nem, İstanbul gibi kıyı şehirlerinde yeterlidir. Özellikle bitkilerde tomurcuk varsa, kış aylarında nem oranı yüzde 40 ila 60 arasında olmalıdır. Botrytis hastalığı bir çeşit mantar hastalığıdır ve  çiçeklerde lekelenme şeklinde görülür.Nem fazla ise botrytis hastalığını önlemek için hava sirkülasyonu sağlayın.

Cymbidiumların çiçek açması en  uygun gübre; büyüme mevsimi boyunca  ilkbahar sonuna kadar, yüksek-nitrojenli gübre (30-10-10 gibi) kullanılır. Yaz sonunda, çiçek sapını oluşturmak için yüksek-fosfor, çiçeği güçlendirici gübre (10-30-20 gibi) kullanın. Her hafta gübreleyin. Kışın ayda bir kez gübrelemeniz yeterlidir.

Cymbidiumlarda saksı ve toprak değişimi genellikle çiçeklenmeden sonra, genellikle her iki yılda bir ilkbaharda ya da  cymbidium hastalığında yapılır. Cymbidiumlarda toprak olarak; su tutucu bir saksı karışımı seçin; turba yosunu ve perlit ile orta dereceli köknar kabuğu yaygın bir karışımdır.

Cymbidiumlarda saksı değişimi yaparken ;bitkiyi eski saksısından çıkarın ve eğer büyük bir psödobulb kümesini oluşturduysa, bunları saksının merkezine dikin .Ektiğiniz  parçalar 5 psödobulbtan fazlasını (kök)içermemelidir, aksi takdirde çiçeklenme azalır.

Cymbidiumlarda saksı değişimi esnasında ; kökleri dokunarak kontrol edin ve tüm eski kökleri temizleyin.Sterilize edilmiş makas ile hastalıklı veya ölü kökleri yok edin. Ölü kökler kahverengi, yumuşak, buruşmuş veya içi boştur.

Beyaz ve sert olması gereken geri kalan sağlıklı kökleri, yaklaşık 15-20cm  civarına kadar kısaltın.
İki yıllık büyüme için yeterli alana sahip bir saksı seçin .Toprağı uzun süre nemli kalacağından ve köklerin çürüme ihtimaline karşılık saksınızda mutlaka drenaj deliği olmalı,tercihen toprak saksı kullanmalı ancak çok fazla büyük saksılar da tercih edilmemelidir.

Cymbidiumların hastalık ve zararlıları diğer orkidelerle aynıdır.Cymbidium ve diğer orkide türlerinin  hastalıkları hakkında bilgi almak için burayı tıklayarak bilgi alabilirsiniz.

27 Nisan 2018 Cuma

Humik asit nedir ?

 Humik Asit

Hümik asit genellikle bitki metabolizmasını ve besin alımını arttıran , bitki gelişimini arttıran doğal bir bitki büyüme stimülatörü olarak adlandırılır.Hümik asit, doğanın en verimli topraklarında bulunan organik maddelerin ana bileşenlerinden biridir.

Bugün kullanılan birçok doğal hümik asit  ürünü vardır. Genellikle granüler (tanecikli) veya sıvı formda bulunurlar ve koyu kahverengidirler. Hümik asit ve türevleri ; fulvik asit ve humus çoğu toprakta, bataklık su yollarında ve bataklık yosunlarında bulunur.

Bu organik bileşikler, çeşitli şekillerde ve bileşimlerde, dünyanın kömür yataklarının (leonardit) üzerinde de bulunur. Leonardit humusun sürekli olarak mikroorganizmalar tarafından parçalanmasıyla elde edilir.

Hümik asit, doğanın sunduğu en iyi doğal şelatlama (yani önemli minerallerin toprakta emilemlerine ve yayılmalarına neden olur)ürünlerinden biridir. Sadece katyon değişim kapasitesini (CEC) ya da toprağın besin tutma kapasitesini arttırmaz, aynı zamanda bitkilerin alımını kolaylaştırmak için  kalsiyum ve diğer mikro besinleri de tutar.

Hümik asit, toprakta pozitif yüklü katyonları çeken veya tutan çok sayıda negatif yüklü anyon içerir. En önemlileri olarak; kalsiyum, amonyum, magnezyum ve demir ile büyüyen bitkiler için iyi bir mikro elementler barındırır.

Katyonların bu şelasyonu, bitki üretimini , meyve ve sebze verimini artırma açısından muhtemelen humik asitin en önemli rolüdür. En popüler hümik asit markalarının CEC'si, 100 gramda 500 ila 600 milieşdeğerdir.

Bu, yüksek kaliteli turba yosununun CEC'sinden yaklaşık beş kat daha fazla ve toprak humusu CEC'sinin iki katı kadardır. En iyi sonuçlar, hem hümik hem de fulvik asit açısından zengin olan humus gibi malzemelerin doğal  birikintileri kullanılarak elde edilir.

Hümik asit ayrıca topraktan sızan kalsiyum ve diğer pozitif yüklü mikro katyonları toprağın moleküllerine bağlayarak kaybını önler. Mikorizal mantarların (yararlı mikroorganizmaları) arttırarak  bitki köklerinin gelişmesine ve kolayca köklenmesine izin verir.

Yararlı mikroorganizmalar, diğer elementleri kolayca toplar ve değiştirir ve böylece gerekli besinleri doğrudan kök bölgesine taşıyarak paylaşırlar.

Bitki kökleri benzer bir iş yapsa da, hümik asidin içindeki yararlı mikroorganizmalar daha geniş bir alana yayılır ve gerekli minerale ve besinleri işlerler . Bitkinin kök sisteminin ve besin alımının artmasıyla , bitkiden alınan verim de artar. 

Hümik asit, toprak iyileştirme için  iyi bir yatırımdır. Bir yetiştiricinin isteyebileceği en doğal organik madde kaynaklarından biridir.

Hümik asitin kuzeni olan Fulvik asit, genellikle sıvı halde bulunan asit karışımlarının daha konsantre, daha küçük partiküllü bir şeklidir. Bitki metabolizmasını artıran ve aynı zamanda besin alımını artırarak kök gelişimini artıran bir bitki büyüme güçlendiricisi olarak adlandırılır.

Fulvik asit doğal olarak toprakta kompost haline getirilerek veya organik madde çürümesinin yıllarca sürmesiyle üretilir. Fulvik asit toprağı yenileyebilir ve gübreler için mükemmel bir tamamlayıcıdır. Ayrıca besin emilimini geliştirmek ve aynı zamanda toprağın CEC değerini yükseltmek için kullanılır.

Humik asit ve ya fulvik asidin işe yarayıp yaramadığını görmek için yakındaki bir bataklıktan veya sulak bir alandan geçin ve kendi gözlerinizle görün. Bataklık ve düşük sulak alanlarda bulunan kayalık topraklar genellikle sebze yetiştirmek için kullanılır.

Bataklıklar  her iki asit bakımından  zengindir ve gezegenimizdeki en verimli alanlardandır.

Toprakta bulunan, hümik ve fulvik asit demir alımında yardımcı olur. Demir, kolayca oksitlenip pasa dönüştüğü için topraktaki kullanımı zor metallerden biridir. Oksitlendikten sonra demir bitkilere ulaşamaz hale gelir, ancak hümik ve fulvik asit sadece demiri çözmekle kalmaz, aynı zamanda demiri daha verimli bir şekilde almak için bitkinin köklerindeki hücreleri de uyarır.

Demir, klorofil üretimi içinönemli  bir katalizördür, çünkü bitkiler daha fazla demir alırken, besin yapmak için  yeşil pigmenti daha fazla yaparlar. Bazı besinlerin yapımında enerji kullanılır, bazı besinlerde çiçek ve meyve içinde saklanır ve bazıları kök bölgesinde bitki büyümesini teşvik eden mikropları beslemek için köklerden ayrılır. Kök bölgedeki hümik asit de nitratların ve diğer temel elementlerin alımını uyarır.

Hümik ve fulvik asitler, deniz yosunu ekstreleriyle birleştirildiğinde daha iyi çalışır. Deniz yosunu ekstreleri, oksinler ve sitokininler gibi doğal bitki büyüme hormonları ile yüklenir. Hümik ve fulvik asitler, bitkiler üzerindeki etkilerini arttırmak için değiştirilebilir bir formda oksinleri tutar.

Kısaca Humik asidin faydalarını gelin beraber özetleyelim;

1.Humik asit topraktaki sertleşmeyi çözer ve böylece bitkinin daha iyi köklenmesini sağlar.

2.Yumuşayan toprak daha iyi havalanır ve suyu tutma oranı artar.

3. Topraktaki tuz oranını azaltarak, kurak toprak oluşumunu engeller.

4.Kireçli topraklarda pH artmıştır.Kireçli topraklara uygulandığında ; ph seviyesini düzenler.

5.Topraktaki Kalsiyum, Fosfor , Demir ve iz elementlerin (Magnezyum, Çinko ) serbest hale gelmesini ve bitkilerce kolayca alınabilmesini sağlar.

6.Toprakta bulunan yararlı mikroorganizma seviyesini arttırır.

7.Koloitlerin çökmesini önler. yani toprağınız daha yumuşak ve nemli kalır.

8.Bitkinin iyi beslenmesini sağladığından , çiçeklenmesini ve meyve tutulum oranını arttırır.

9.Sulamayla kaybedilen minerallerin ve organik materyallerin kaybını önler.

10.Tohumun kısa sürede çimlenmesini sağlar. Özellikle kabuğu sert, çimlendirilmesi zor tohumlar hümik asidin içine atılır.Tohumlar humik asitle iyice kaplanır. Ekim öncesi herhangi bir tohum ekim makinesiyle yapılcaksa kurutulur ancak saksı ve bahçe tipi ekilecek tohumlar için tohumların kuruması şart değildir.

11.Bitkinin bağışıklık düzeyini arttırır. Özellikle virüslerin ve böceklerin neden olduğu hastalıklara karşı etkilidir, bitkilerde direnç oluşturur.

Hümik asit nasıl kullanılır?

Hümik asit toz şeklinde kuru olarak uygulanabilir, ancak daha çok bir sulama kabı, püskürtücü veya sulama sisteminde su ile karıştırılır. Sıvı hümik asit suyla seyreltildikten sonra kullanıma hazırdır. Uygulama oranları çok düşük olmasına rağmen, bunlar optimaldir, bu yüzden daha fazla uygulama yapmak  iyi değildir.Önerilen miktarlara uyun, daha çok vermek daha iyi olduğu anlamına gelmez.

Tozu, suyla seyrelterek kullanmak istediğinizde, sıvı tankına eklemeden önce iyice çözünmesi için arzu edilen toz miktarını ayrı bir kapta suyla karıştırın. Tercihen açık havada uygulama yapın.

Basit uygulama kuralları:

Toz: Bir galon suya 0.5 ila 1 çay kaşığı toz karıştırın. Islanana kadar toprağa ya da sprey yapraklarına batırın.

Sıvı: Toprak uygulaması için 1:10  ve 1:50 (L başına 20 mL) veya yapraktan püskürtme için daha zayıf olan oranlarda seyreltin. Seyreltmeden önce iyice çalkalayın.İlk defa kullacaksanız mutlaka aldığınız ürünün etiketini okuyun,sulandırmayı önerilen miktarlarda uygulayın, son kullanma tarihi geçmemiş ürünler tercih edin. Yapraktan uygulayacaksanız mutlaka önce bir iki kez bir bitki yaprağında deneme yapın, sonra tüm bitkiye uygulayın.

Humik asit ne zaman uygulanır?

Humik asidi gübre verdikten sonra uygularsanız, verdiğiniz gübrenin etkinliği artacak ve bunun neticesinde verim de artacaktır. Aldığınız humik asit markalarında içinde fulvik asit oranı yüksek olanlar daha hızlı etkilidir. Doğal ve en etkili olanlar leonardit kaynaklı olanlardır.

Ayçiçeği, soya, huhubat, tahıl ürünlerinde ekim öncesi , toprak hazırlığı yapıldıktan sonra uygulanmalı , ikinci uygulama ise yaklaşık 15-20 gün sonraya planmalıdır.

Meyve ağaçlarında ; Çiçeklenmeden önce kök diplerine uygulanmalıdır.

Domates-biber- patlıcan gibi sebze fidesi yetiştiriciliğinde tohumlar humik asitle bekletilerek ekilebileceği gibi, fidelerin şaşırtma döneminde de fide kökleri humik aside batırılarak uygulanabilir.

Süs bitkisi yetiştiriciliğinde ise ilkbahar başından , gelişme dönemlerinin sonuna kadar 20-30 günde bir seyreltilerek kullanılır. Süs bitkisi tohum ekiminde de  tohumlar humik asit içinde bekletilerek , çimlendirilmesi teşvik edilir. Ve yine şaşırtma döneminde de köklere  çok seyreltielerek uygulanabilir.



12 Nisan 2018 Perşembe

Gala çiçeği, Calla Lily

Gala çiçeği, Calla Lily

Gala çiçeğini yetiştirmek kolaydır. Bu bitkiler genellikle çok fazla dikkat gerektirmez. Uygun yer seçimi ve sıcaklık gala çiçeğini yetiştirirken dikkate alınması gereken  önemli konulardır. Gala çiçekleri gevşek, iyi drene edilmiş toprağa ekilmelidir.. Sıcak iklimlerde tam güneş veya kısmi gölgede olmalıdırlar. Gala çiçekleri tipik olarak ilkbaharda ekilir. Ancak, don tehlikesi geçene kadar beklenmeli ve toprak gala çiçeklerini dikmeden önce yeterince ısınmalı. Gala çiçekleri daha iyi sonuç elde etmek  için oldukça derin, yaklaşık 10 cm derine ekilmelidir. dikilmeli ve yaklaşık bir ayağı aralıklı yerleştirilmelidir. Bir kez dikilmiş, bölge iyi sulanmalıdır. Gala çiçeği ekildikten sonra toprağı sürekli nemli tutulmalı ve en azından aylık belirli dozlarda gübrelenmelidirler.

Bitki Profili
Gala çiçeğinin diğer isimleri: Arum, Calla, Zantedeschia
Menşei: Güney Afrika'daki kuru bataklıklar
Yükseklik: 80 cm'ye kadar
Renkler: beyaz, sarı, leylak, pembe, bordo-siyah veya turuncu
Çiçeklenme ; Mayıs ve Ağustos arasındaki çiçeklenir.Her çiçek sapında tek çiçek açar.
Zehirlidir bu yüzden ekilirken bu konuya dikkat edilmelidir.
Soğuklara ve donlara oldukça dayanıksızdır. Bu nedenle saksıda yetştirilmesi gerekebilir.

Gala çiçeği sonbahar ve kış aylarında dışarıda olmamalı, ancak aşırı sıcak olmayan bir odada, pencere kenarında oldukça güzel yetiştirilir. Bitki maalesef çok zehirlidir ve dikkatle kullanılmalıdır.

Gala çiçeği kış bakımı

Çiçeklenme sona erdiğinde , gala çiçeği dinlenmeye ihtiyaç duyar. Bitkinin uykuya geçmesi için yaprak kısımlarının ölmesi gereklidir. Çiçeklenmeden sonra sulamayı mutlaka kesin ve bitkiyi güneş almayacağı karanlık bir alana taşıyın.Gala çiçeğinin dinlenme dönemi toplanda 2-3 ay sürer.

 Her ne kadar gala çiçeği sıcak iklimlerde yeraltında kalabilirlerse de, serin alanlara kaldırılmalı ve saklanmalıdır. Sonbaharda, genellikle ilk dondan sonra rizomları toplayın ve rizomları kışa saklamak için birkaç gün boyunca kurumasına izin verin. Gala rizomları turba yosununda veya talaşda saklanmalı ve donlar geçip bahar gelinceye kadar kadar serin ve kuru bir alanda, tercihen karanlıkta tutulmalıdır.Bu dönemde gala rizomları çoğalabilir, baharda donlar geçtikten sonra ayrılarak tekrar ekilebilir.gala çiçeği 16 derecenin altındaki sıcaklıklara genelde pek dayanamaz.Bahçede yetiştirecekseniz uygun iklimde topraktan çıkarmayabilirsiniz.Bitki gelişim gösterecek ve yeni rizomlar oluşturacaktır.

Dikim zamanı

Gala çiçeği için en ideal zaman ; Mart ayından Mayıs ayına kadar olan dönemdir. Yaz mevsiminde bitki dışarıda tutulabilir.Gala çiçeği 16 derecenin altındaki sıcaklıklara genelde pek dayanamaz.Gelişimini gösterdiği en iyi sıcaklıklar 24-27 santigrat derecedir.Gala çiçeği bu sıcaklarda çiçeklenmeye başlar.

Toprak ve saksı seçimi

Gala çiçeği balçık gibi toprağı çok sevmez. Su akıp gitmeli ve toprakta biraz nem tutabilmelidir.Saksıyı mutlaka drenaj delikli seçmeli ve saksı tabanına iyi drenajı sağlamak için pomza taşı koymalısınız.

Humuslu toprağa biraz kum karıştırabilir yada torf ,perlit ve kum karışımı tercih edebilirsiniz.Toprak değişimini her sene yapmalısınız.Saksı değişimlerinde, yaprak temizliklerinde, kısacası btikiye dokunduğunuz her durumda eldivem mutlaka giymelisiniz. Bitkinin çıkardığı sıvılar zehirlidir.Bebek ve hayvanlardan özellikle sakınmanızı tavsiye ederim.

Sulama

Gala çiçeğinin  toprağı her zaman nemli olmalıdır, çünkü  genellikle kurak bölgelerde yetişen, ancak neme ihtiyacı olan bir bataklık bitkisidir. Çok uzun süren kuraklığa, bitki genelde dayanamaz. Bu nedenle bu zarif bitki düzenli olarak sulanmalı, ama aşırı değil. Toprağın yüzeyi hafifçe kuruduğunda, sulama için hazırdır. 

Gübreleme

İlkbahar ve yaz aylarında, zambak çiçeği döllemek için, çiçeklenme süresini düzenli olarak sıvı gübre kullanabilirsiniz. Her iki haftada bir düzenli olarak suya eklenmelidir. Sonbahar ve kış aylarında gübre kullanılmaz.

 Gala çiçeğinde , çiçekler neden yeşil olur?

Gala çiçeklerinin bazı türlerinde özellikle beyaz olanlarda tomurcuklar başlangıçta yeşildir ve oldukça normaldir.Bu tomurcuklar olgunlaştıkça , çiçeklerin açmaya başlası ile kendi rengine döner.Ancak açan çiçekleriniz yeşil renkte ise ;toprağının  iyi drene olduğundan, iyi güneş aldığından emin olun.Bununla beraber çiçek rengini sağlamak için Fosfor oranı yüksek gübreler kullanabilirsiniz. Solan çiçekleri bitki üzerinde bırakmayın ve mutlaka kesin.

Tohumla üretim

Gala çiçeğini tohumla üretme oldukça sıkıcı bir süreç olabilir, çünkü bitkiler filizlenmiş olsa bile, gelişimi çiçeklenene kadar genellikle yıllar sürer. Bu yüzden genellikle tohumlama yoluyla üretme önerilmemektedir.

Rizomla çoğaltma, bölme

Galaçiçeği, bütün rizomlu bitkileri gibi, bölünerek yetiştirilebilir. Büyüme süresi boyunca, ana rizom, kullanılabilecek daha küçük rizomlar geliştirir. Sonbaharda  rizomlar ayrılabilir. 

Küçük rizomların ana rizomdan ayrılması keskin ve temiz bir bıçakla yapılmalıdır. Bundan sonra, ana bitki gibi küçük rizomlarda dikilebilir.

Yaprak bitleri ve Örümcek Akarları

Bitkinizin kış döneminde dinlendiği dönemde örümcek akarları veya yeşil sinekler tarafından istila edildiğini fark ederseniz, önce bitkiyi bir bulaşık sabunu ve su karışımıyla yıkamalısınız. Bu uygulama yardımcı olmazsa, böcek ilacı kullanmanız gerekir. Etkilenen tüm bitki parçalarını da kesmelisiniz. Bitki genelde dayanıklıdır, kolayca ölmez.

9 Nisan 2018 Pazartesi

Evimçiçek çiçek şenliği çekiliş hediyeleri

Evimçiçek çiçek şenliği çekiliş hediyeleri 


Merhaba değerli dostlarım , dün bahsetmiş olduğum gelecek hafta sonuna yapmayı planladığımız çekilişte ; birinciye ve ikinciye hediyeleri Antalya- Tropiksera dan geliyor ..İthal Euphorbia milii ve resimdekiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum.Bu arada Ramazan Doğan ve benim de küçük hediyelerimiz olacak.Bu hediyeleri de açıklamaya devam edeceğim.Bizi takip etmeye devam edin.....

Birinciye hediyemiz

İkinciye hediyemiz

1 Nisan 2018 Pazar

Ortanca (Hydrangea)


Ortanca (Hydrangea)
Ortancam

Bu yazımda sizlere ortanca bakımı, ortanca nasıl gübrelenmelidir, ortanca nasıl çoğaltılır,ortancalarda renk değişimi, ortanca hastalık ve zararlılarından kısaca bahsetmek istiyorum.

Birçok ortanca türü olmasına rağmen, çoğu güneşte veya kısmi gölgede büyütülebilir. Ancak, birçok ortanca türünün aşırı sıcak hava koşullarından hoşlanmadığını aklınızdan çıkarmayın. Bu nedenle, öğleden sonraları gölgede keyif yapabilecekleri bir yer bulmaya çalışın. Çok çeşitli topraklarda yetiştirilebilmelerine rağmen, ortancalar tipik olarak kolayca drenaj yapan zengin, nemli toprağı tercih ederler. Ekimden önce toprağın kompostla zenginleştirilmesi faydalıdır. Ortanca dikimi, don tehlikesi geçtikten sonra ilkbaharda yapılmalıdır. Dikimden sonra iyice sulayın. Ayrıca ortanca ekiminden sonra bir malç katmanı ekleyebilirsiniz.

Ortancalara baktığınızda su önemli bir faktördür. Özellikle kuru havalarda haftada en az bir kez derin sulama yapmalısınız. Ortancaları ayrıca baharda veya yaz aylarında yılda bir veya iki kez gübrelemek oldukça faydalıdır. Ortancalar kolayca ayrılabilir, ancak bu sadece sonbahar veya kış mevsimi sırasında yapılmalıdır. Tüm kökü kazarak çıkarın ve diğer saksıya nakledin. Çiçekler yeni büyüyen kısımlar yani filizler üzerinde üretildiğinden, çiçeklenmeleri sona erdikten sonra ortancalarda kuruyan çiçekbaşlarını kesmelisiniz.Kesilmeyen kurumuş çiçek başları ortancanızın enerji harcamasına ve dolayısı ile çiçek sayının azalmasına sebep olabilir.

Birçok ortanca türü olduğundan, ortancaların budaması ve bakımı her birinde ile farklı olabilir. En yaygın ortanca türleri Mopheads ve Lacecaps'tir (H. macrophylla). Bunlar, çoğumuzun çocukluktan hatırladığı büyük, küre şeklinde çiçeklere sahip çeşitler. Bunlar için budama genellikle yaz sonunda yapılmalıdır. Oakleaf ortancası (H. quercifolia) yaygın olarak yetiştirilen diğer bir çeşittir. Benzersiz sonbahar renkleri ve meşe yaprağı biçimli yaprakları vardır. Aynı zamanda daha kurak şartları da tolere edebilir. Oakleaf erken ilkbaharda budanır. Panicle (H. paniculata) ya da Pee Ge enin ise, yaz aylarında yavaş yavaş pembeye dönüşen beyaz çiçekleri vardır. H. arborescens ‘Grandiflora’ veya kar ortancaları her kış veya ilkbaharın başlangıcında toprağa ekilmelidir. Ortanca asması veya sarmaşık ortanca (H. anomala) genellikle budama gerektirmez, ancak yeni sürgünlerin kontrol altında tutulması için budama yapılabilir.

Ortancaların toprağı yaz boyunca nemli kalmalı ve bitkinin daha iyi çiçek açabilmesi için don olmadığı zamanlarda bir miktar soğukta kalması iyi olacaktır.Eksi 10 derece nin altındaki soğuklara genelde pek dayanmaz.Havadar alanlar ister.

Ortancalar nasıl üretilir?

Çelikle çoğaltma

Viktorya döneminde, ortancaların gösterişi ya da övünmeyi  temsil ettiği düşünülüyordu. Bunun nedeni, ortancaların muhteşem çiçekler üretmeleri  ve nadiren tohum üretiyor olmalarıydı.Ortancaların üretimi tohumun az olması nedeniyle genellikle çelikle yapılır.

Üretim için ilk adım olarak, çelik için uygun bir dal seçilmelidir. Sonbaharın başında, en az  15 cm uzunluğunda,  çiçeksiz ve yeni büyüme belirtisi olan  bir dal seçin. Yeni bir büyüme kolu, eski büyümeden daha açık bir yeşil olacaktır.
Uygun bir dal seçtikten sonra, keskin bir çift makas alın ve  yaprak düğümünün hemen altındaki  yerden dalı kesin. Bu yaprak düğümü,ileride  bir dizi yaprağın büyüyeceği yerdir. Ortanca kesimi en az 10 cm uzunluğunda olmalı ve seçilen yaprak düğümünün üzerinde en az bir ek yaprak kümesi içermelidir.  Ardından, çelikteki en üstteki yaprak kümesini kesin. Kesimin sadece iki yaprağı kalmalıdır. Kalan iki yaprağı yarım çapraz olarak (uzunlamasına değil) kesin. Varsa, kesme ucunu köklenme hormonuna daldırın. Köklendirme hormonu, ortancaların başarılı bir şekilde çoğaltma şansını artırırken, köklendirme hormonu olmadan da gayet başarılı bir şekilde üretim yapabilirsiniz. Şimdi, çeliği nemli saksı toprağına yapıştırın. Çeliği ektiğiniz saksıyı plastik bir torba ile kaplayın, poşetin çeliğin yapraklarına dokunmadığından emin olun. Çeliği ektiğiniz saksıyı doğrudan güneş ışığından korunaklı bir yere yerleştirin. Toprağı nemli kalmalı ,nemli kaldığından emin olmak için 2-3 günde bir kontrol edin.Yaklaşık iki ila dört hafta içinde, çeliğiniz köklenecektir.

Ortanca tohumla çoğaltma

İlk önce ortanca çiçekleri solmaya ve ölmeye başlayana kadar bekleyin. Gözünüz üstünde olsun ve çiçekler ölürken kağıt torbalar koyun. Sapı kesin, sonra çiçek kafasının torbada kurumasını bekleyin. Birkaç gün sonra, tohumları ölü çiçeklerden  çıkarmak için kağıt torbayı sallayın. Tohumları dikkatlice alın. Ortanca tohumlarını hasat ettikten hemen sonra ekmeye başlayabilirsiniz. Alternatif olarak, onları bahara kadar serin bir yerde saklayıp ve daha sonra ekebilirsiniz. Her iki durumda da, toprak olarak nemli, perlitli torf karışımı kullanabilir ve kapak olarak 1 cm lik toprak tercih edilir.Sera ortamına alın ve aydınlık bir alanda saklayın.Toprağı nemli tutun ve tohumları soğuk ve rüzgârdan koruyun. Normalde yaklaşık 14 gün içinde filizlenirler.

Ortancaların gübrelenmesi

Bazı temel kuralları öğrendikten sonra ortanca bakımı ve gübrelenmesi oldukça basittir. Özel olarak formüle edilmiş ortanca gübresi mevcuttur, ancak gerçekten gerekli değildir. Ortancanın en iyi gelişimi 10-10-10 yavaş salınımlı gübre kompozisyonu  ortanca besin ihtiyacını tümüyle karşılayacaktır.  Doğal olarak ortancaları beslemek  için ne kullanacağına gelince, kükürt, kompost ve turba yosununun bir kombinasyonu başarılı bir ortanca gübresi olduğu kanıtlamıştır.
 Çok fazla gübre uygulandığında gübre yanıkları oluşabilir. Yanmış görünümlü yapraklar çok fazla gübrelemenin ilk işaretidir. Ortancalar mart, mayıs ve temmuz aylarında hafif salınımlı gübre ile hafifçe gübrelenmelidirSeçtiğiniz gübre yavaş salınımlı bir türse, gübreyi harekete geçirmek için toprağı hafifçe örtmeyi unutmayın, kökler direkt gübre ile temas etmesin. Ortancaların , yaprakların sağlıklı bir şekilde yeşil kalması için hafif iki yıllık bir sıvı demir tozunu da içermelidir.

Ortancalarda renk değişimi nasıl yapılır?

Ortanca rengini değiştirmek için  kükürt veya kireç ilave edilmesine ihtiyaç vardır. Kükürt ile muamele edilen ortancalar mavi kalır veya maviye döner. Kireç  eklenenler de ise çiçek rengi pembeyle sonuçlanır ve her iki renkte de  değişiklik zaman alır. Lütfen dikkat: beyaz ortancaların rengi değişmez.
 Pembe bir ortanca fidesini alıp bahçenize diktiğinizde mavi bir ortanca ile karşılaşabilirsiniz. Ortancanın rengi toprağın pH derecesine bağlıdır. Toprağın asit seviyesi fazla ise mavi tonlarda, asit seviyesi az ise çiçekleri daha pembe tonlarda olacaktır.

Peki eğer pembe renkli ortanca çiçeğini mavi renge çevirmek isterseniz ; bitkinizin toprağına bir miktar alüminyum sülfat ilave etmelisiniz çiçeklerin rengi maviye dönecektir. Yalnızca pembe çiçekler için geçerlidir.
Bitkinizin daha doğal yollarla rengini değiştirmek istiyorsanız ilkbahar sonundan  sonbahar başı kadar olan dönemde  ayda iki defa yaprak çürüntüsü ve büyükbaş hayvan gübresi takviyesi ile mavi tonlu ortancalar elde edebilirsiniz.Açık renkli (pembe tonlarında) ortancalar elde etmek istiyorsanız bu sefer küçükbaş hayvan gübresi ile toprağınızı besleyebilirsiniz.
Ortanca renk değişimi için en uygun zaman çiçeklenmeden önce bahar aylarıdır.Bazı yetiştiriciler renk değişimi için gerekli maddeleri sonbahara kadar  uygulayabilmektedir.Bununlar beraber renk değişimi yaparken bitkilerinizi dinlenmiş kireçsiz su ile sulamalısınız.Eğer kireçli su ile sularsanız mesela mavi olan ortancalarınız zamanla pembeye dönebilir.
Ortanca hastalık ve zararlıları


Ortancalarda mor yaprak rengi normal değildir ve mantar hastalığına veya basit çevresel problemlere işaret edebilir. Fungal Hastalık Ortanca yapraklarındaki mor lekeler, bu bitkilerde yaygın bir yaprak mantarı olan cercospora  lekesinin iyi bir göstergesidir.Bu hastalık  bitkileri nadiren öldürür, ancak lekeli yapraklar erken düşer, bitki zayıflar ve canlı tomurcukların sayısı azabilir. Küçük mor-kahverengi lekeler genellikle, bitkinin tabanına yakın yerlerinde başlar, sulamayla beraber mantar diğer yapraklara sıçradıkça dışarıya ve yukarıya doğru yayılır. Leke desenleri, ilgili ortanca türüne göre değişir. Düşen yaprakları temizleyerek ve ortancayı üstten yapraklara değmeyecek şekilde sulayarak cercosporanın yayılmasını yavaşlatabilirsiniz. Ayrıca dalların üçte birine kadar bitkiyi  incelterek kanopiyi açmak, hava sirkülasyonunu artırarak sporların filizlenmesini zorlaştırır. Cercospora şiddetli ve yaygın ise, azoxystrobin, klorothalonil, mancozeb, myclobutanil veya tiofanat-metil 14 günlük aralıklarla uygulanmalıdır.Bazen botrys ve külleme de yaprakların tamamının kaplanmasına ve renk değişikliklerine sebep olabilmektedir.Etkili fungusitler ile tedavi edilmelidir.
 Fosfor Eksikliği de  Ortanca yapraklarında, morlaşmaya sebep olabilir ve  bitkinin ekildiği alanda  yeterli fosfor olmadığını söylemeye çalışıyor olabilir. Bazen, ortanca çiçek renklerini değiştirmek için eklenen maddeler de  yanlışlıkla pH'ın diğer kimyasal bileşiklerin fosforu bağlamasına ve dolaylı olarak  düşmesine neden olabilir. Bağlanan fosfor, bitkiler tarafından kullanılamaz ve kısa ömürlü besinler bırakır. Toprağın pH'ını kontrol edin - asidik topraklar, 6.0'ın altındaki pH ile, çoğu zaman alüminyumun fosforu bağlamasına izin verir, 7.0'ın üzerindeki pH'a sahip alkali topraklar, kalsiyum veya magnezyum ile bağlanabilir. Toprağın pH'ını ayarlamak, fosforu serbest bırakmanın ilk adımıdır, ancak bu birkaç haftada gözle görülebilir bir fark göstermezse, bitkinin kök bölgesine  fosforlu gübre uygulamanız gerekir
Donma ve çok aşırı rüzgarda yapraklarda kuruma ve morarmaya sebep olabilir ancak diğer durumlardan farklı olarak yaprak uçlarındaki kuruma barizdir.

11 Mart 2018 Pazar

Gül

GÜL


Hepimizin bayıldığı, kokusu ve güzelliği ile bizleri cezbeden güllerle ilgili bu yazımda gül bitkisi nasıl yetiştirilir,gül bitkisi nasıl çoğaltılır,gül budaması ne zaman ve nasıl yapılmalıdır, gülün hastalık ve zararlıları nelerdir sorularına cevaplar bulabilirsiniz.Minyatür güllerle ilgili daha sonra ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum.

Gül ekimi ve bakımı

Eğer gülünüzü çıplak kök şeklinde satın aldıysanız, ekmeden önce en az 24 saat suda bekletin. Hem çıplak kök hem de fide şeklinde alıp ekebilirsiniz.Eğer bahçeye ekecekseniz yaklaşık 30-40 cm derinliğinde bir çukur kazmalısınız.Saksıda muhafaza edecekseniz mutlaka saksınız bol drenaj delikli ve oldukça büyük olmalı.Hazırladığınız çukura ya da saksıya iyice yanmış gübre ekleyip , bol su verin.

Gül, bahar aylarından başlayarak, büyüme mevsimi süresince haftada en az bir kere sulanmalı fakat sulama esnasında gülün yapraklarının ıslanmamasına özen göstermelisiniz.Bununla beraber akşam sulamalarından özellikle kaçınmalısınız. Gül yaprakları, özellikle  ıslak tutulduğunda, kara leke ve külleme gibi mantar hastalıklarına karşı davetiye çıkartır. Güllerin gübrelenmesi her baharda iyi yanmış gübre eklenmesiyle yapılır ve oldukça iyi olur.



Gül ekiminde en iyi  sonucu elde etmek için, günde altı ila sekiz saat iyi güneş alan bir yer seçin. Seçilen nokta, kaliteli bir toprakla beraber , iyi drenajı olan bir alan olmalıdır. Toprak  kompost kullanılarak daha verimli hale gelebilir. Güller, pH değerinin 5,5–7,0 arasında olmasını tercih eder. Eğer  toprağınız fazla asidik ise, ince öğütülmüş kireçtaşı uygulayarak karıştırabilir veya alkali ise  kükürt eklenerek asitlik derecesi ayarlanabilir.Eskiden yapıldığı gibi kazdığınız çukura paslı çivi koyabilirsiniz ya da aldığınız gül besinlerini toprağa karıştırarak kullanabilirsiniz.Her ilkbaharda güllerinize magnezyum sülfat (epsom tuzu)vermek bitkinizi oldukça güçlendirecektir.

Gülleri ekerken diktiğimiz alana gül yuvası denir ve her gül yuvası için yaklaşık 1 metrekarelik bir çap alanı olmalıdır. Bu alan , hava hareketine izin verecek ve hastalıkların oluşmaması anlamında işleri kolaylaştıracaktır.Güller aslında don görülmediği sürece ekilebilir ama en güzeli bahardan önce  ekim yapmaktır.

Gülün çoğaltılması

Gülün çoğaltılması için en iyi yöntemler çelikler veaşı ile üretimdir.Gül aşılanması nasıl yapılmalıdır konusunu ayrı bir yazı ile anlatmak istiyorum.Çeliklerin alınması içinse en uygun dönem erken yaz aylarıdır.Çelikleri almadan önce mutlaka temiz kap içine perlit, vermikülit ve turba yosununu birleştirerek kendi topraksız karışımınızı oluşturabilirsiniz. Toprak karışımını suyla nemlendirin, ancak cıvık çamur şeklinde olmamalı.

Bitkinin üst kısmından ve yandan kesimler alın. Bazı nedenlerden dolayı, bitkinin ortasından alınan çelikler de kökleşmiyor.

1)10-15 cm uzunluğunda ve en az iki veya üç yapraklı bir dal seçin. Yapraklar, fotosentez yaparak köklenmeyi teşvik eden hormonlar üretir.Gereklidir.

2)Keskin budama makası kullanarak, köklenme alanını en üst düzeye çıkarmak için 45 derecelik açıyla temiz bir kesim yapın. Alınan çelik, bir yaprak düğümünün (dalların gövdeden dışarı çıktığı yerde) hemen altında yapılırsa, köklenme oldukça kolay olur.

3)Eğer varsa aldığınız çelikteki çiçekleri veya tomurcukları ve ayrıca alt yaprakları çıkarın.Fazla yaprak kaldığı takdirde terleme yoluyla nem kaybı fazlalaşır ayrıca bitkinin harcayacağı enerji de artacağından gereksizdir. 


4)Bitkinin üst kısmından ve yandan kesimler alın. Bazı nedenlerden dolayı, bitkinin ortasından alınan çelikler kökleşmiyor.

5) çeliğin alt ucunu köklenme hormonuna daldırın. Köklendirme hormonu her zaman gerekli değildir, ancak başarı oranınızı büyük ölçüde artıracaktır.

6) Çeliğinizi artık hazırladığınız toprak karşımına hafifçe bastırarak ekebilirsiniz.

7)Ekmiş olduğunuz saksınızı sera ortamına alıp, aydınlık oda sıcaklığında beklemeye alabilirsiniz.Ara sıra sera ortamını kontrol ederek havalandırmayı unutmayın.

Gül budaması

Budama güllerde çiçeklenmeyi teşvik etmek,ölü kısımları temizleyerek hastalıklara kaşı güllerinizi korumak, hava sirkülasyonunu arttırmak ve bitkiye şekil verme amacıyla yapılır.

1) Çiçeklenmeyi teşvik etmek ve hastalık riskini azaltmak için ölü veya sağlıksız çiçekleri düzenli olarak budayın.

2) “Yabani Sürgünler” ile ” Genç Sürgünler” birbirine karıştırılmamalıdır. Yabani sürgün, boğazının hemen altından çıkan açık yeşil renkte ve zayıf dallardır ve satın alınan türden farklı yabani bir türe aittirler. Genç sürgünler ise, aşı noktasından çıkan ve aşısı yapılan türe ait, güçlü filizlerdir. Bitkinin gençleşmesini sağlayan bu filizler, dallanmayı teşvik etmek için 30cmden budanırlar.


3) Budama don mevsiminin bitiminden sonra yapılmalıdır.


4) Ölü dalları, zayıf dalları ve diğer dallara sürtünen ince dalları budayın.
Dallar topraktan itibaren en fazla 25 – 30 cm (2-4 göz üzerinden) bırakılacak şekilde budanır. Bu tip budama genç sürgünlerin kuvvetli ve dayanıklı olmasını, çiçek dallarının da daha uzun ve kuvvetli olmasını sağlar. Zayıf, güçsüz, verimli olmayan güllerin çoğu bu şekilde budanır.



5) Bitkinin dışına doğru gelişen, güçlü ince dalları budamayın.
6) Dışa doğru bakan bir tomurcuğun bir kaç milimetre üstünden ve filizlenme yönünde eğim vererek budayın.Temel olarak bitkiniz dışarıdan bakıldığında vazo şeklinde olmalıdır.
Güller ilk yıl hafif şekilde budanırlar.Sonraki yıllarda ihtiyaca göre hafif -orta- ve güçlü budamalar yapılabilir.Sarmaşık güller genelde ilk 2-3 yıl budanmaz.Minyatür güller için fazla budamaya genelde ihtiyaç kalmaz.
Dipten Budama (Sert Budama ) 
Bodur güller ve kökten verdiği sürgünlerinin ucunda çiçek açan yediveren gül türleri için her yıl tekrarlanması uygundur. Yaşlı bir dalın ucunda bir en fazla iki adet tek yıllık sürgün 2-4 göz üzerinden budanarak bırakılmalıdır. Bırakılan dal ve sürgünlerin yönleri gözler geliştiğinde birbiriyle karşılaşmayacak doğrultuda olmasına özen gösterilmelidir. Ancak, yılda bir defa çiçek açan güller için pek uygun bir budama değildir. Mecbur kalmadıkça yapmayın. Ayrıca bazı gül çeşitleri için bu tür budama her yıl tekrarlanmamalıdır. Sert budama sonucu, az sayıda, ancak gösterişli çiçekler oluşur.
Orta Boy Budama

Bitki üzerinde beş ile on adet sürgün bırakılır, bitkinin yerden yüksekliği 50-60 (cm) santimetredir. Orta şiddette budama birçok bahçe gülü için uygun olan bir yöntemdir, sert budamaya göre daha çok sayıda ancak daha küçük çiçekler meydana gelir.
Tırmanıcı yani sarmaşık gülleri için, yılda bir çiçeklenen türler için tavsiye edilir. Yılda bir çiçeklenen gülleri çiçek açtıktan sonra budamanız gerekir. Çünkü sonbahara kadar gelişen dalları sonraki baharda çiçek açacaktır. Eğer bunları keserseniz baharda gülünüz yeterince çiçek açmayacaktır. Ya da tamamen çiçeksiz bir yıl geçirecektir.

Hafif Budama

 Bitkinin yaklaşık 1/3 kesilerek budanır.Bahçe güllerinde açmış, geçmiş, solmuş çiçekler bitki üzerinde bırakılmamalıdır. Bu şekilde uygulama, yeni çiçeklerin oluşumunu engellediği gibi bitkinin kuvvetinin de azalmasına neden olur. Bu nedenle açmış, solmaya başlayan çiçek, çiçek sapı alt kısmında iki adet beş parçalı yaprak bırakılarak kesilmelidir.
Bu işlemde temel olarak yıl içinde yapılan bir budamadır. Bazen gül dalları körleşir açmaz. Bunlar birkaç gözaltından kesilirse yeni tomurcuk verir.


Gül hastalık ve zararlıları

Phragmidium mantarlarının  neden olduğu pas hastalığı güllerinizi etkileyebilir. Aslında dokuz gül pası mantarı türü vardır. Pas hastalığı başlangıçta güllerin görünümünü o kadar etkilemese de hastalık tedavi edilmediği sürece de zamanla güllerinizin ölümüne sebep olabilir.Gül pas mantarları, yapraklar üzerinde küçük turuncu veya pas lekeleri olarak görülür ve enfeksiyon ilerledikçe daha büyük izlere dönüşür. Oluşan pas lekeleri sonbahar ve kış aylarında turuncu veya pas siyah ve beyaz renktedir. Bu hastalığın yayıldığı yapraklar ve dallar dökülebilir.Önlem olarak; Güllerinizin bulunduğu alanların havadar olması ve ara sıra küçük budamalarla yaprak yoğunluğunun azaltılması ve kuruyan dökülen yaprakların bitki çürüntülerin derhal gülünüzün etrafından toplanmasını sayabiliriz.Külleme de yaprakların beyaz toz gibi küf dokusuyla kaplanmasıdır.Kırmızı örümcekte bildiğiniz üzere örümcek ağları görülür ancak zararlıya rastlanmaz.Her durum için ilaç kullanmak gereklidir.